EBoy

EBoy
@Tepecini
Reader , Writer, Runner, Cooker, Father
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
7/10
·743 syf.·
2020 4. kitabı
Uzun zamandır kütüphanemde yatan, adeta karantina dönemini bekleyen bir kitaptı. Kitap 1300 lü yıllarda ortaya çıkan salgından kaçan 3 erkek ve 7 kadının hikayesini anlatır. Bu ekip hastalıktan kaçmak için çıktıkları yolcukta farklı konaklama alanları seçerler. Bu seyahat boyunca her gün bir kral veya kraliçe seçme, seçtikleri kişinin belirleyeceği konu çerçevesinde birer öykü anlatma kararı alırlar. Decameron, 10 güne 10 öykü şeklinde bölümlerden oluşuyor. Genel olarak insan onuru, saygınlık, güven gibi konularla başlayan öyküler giderek aldatma, karşı tarafa oyun oynama gibi konulara dönüyor. Müstehcenlik de sayfalar geçtikçe artmaya başlıyor. Bana en keyifli gelen kısım her gün yeni bir hikaye anlatılsa da kitaptaki bazı isimlerin farklı hikayelerde de yer alması oldu. Bir nevi "Temel Fıkraları" gibi... Okuması gayet rahat, bir kitap ancak öyküler bir süre sonra anlatılanlar benzer gelmeye başladığından yavaş yavaş kendinden soğutuyor. Birde her kitapta olduğu gibi yayıevine de ayrı bir pencere açmak gerekiyor. Yason Yayıncılık baskısından okuduğum kitabın baskısı çok kötü. Çok fazla kelime hatası var. Neredeyse tüm kitapta -ın eki -m şeklinde yazılmış. Örneğin "Kadın" değilde "Kadm" yazıyor. Zaman zaman "i" "!" olarak kullanılmış. Bu hatalar o kadar çok ki rastgele bir sayfa açıp okurken bile bir kaç tane karşınıza çıkabiliyor.
DecameronGiovanni Boccaccio · Yason Yayıncılık · 20161,549 okunma
3/10
·968 syf.·
2020 2. kitabı
Değerlendirmesi son derece güç bir kitap... Aslında bazı kitapları puanlarken ve incelerken iki ayrı bölüm gerekiyor. Bunlardan biri yayınevi diğeri ise yazar. Bu kitaba 3 yıldız verme sebebim Poe için 5 ve İthaki için 1 yıldız vermiş olmam. Değerlendirmemi de buna göre yapacağım. Ben karanlık kurgu/ gerilim tarzı kitaplarda H.P. Lovecraft'ı oldukça beğenen biriyim. Lovecraft'ı bitirdikten sonra Poe'yu okumadan uzun yıllar beklettim. Yıllar sonra benzer ustalıkta, benzer tarzda eserler okurum sanmıştım. Öncelikle Poe neden bu kara kurgu, korku gibi alanlarda bu kadar öne çıkmış hiç anlayabilmiş değilim. Lovecraft'ın aksine Poe'nun eserleri hemen her konuda mevcut ve neredeyse en az korku türünde eser vermiş. Şiir yazıyor, aşk öyküleri yazıyor, doğa betimlemleriyle dolu seyahat ve keşif eserleri yazıyor, dedektiflik öyküleri ve bilimkurgu yazıyor ki bana göre dedektiflik ve bilim kurgu öyküleri yazdığı korku öykülerinden kat kat daha iyi. Ben tamamen korku ağarlıklı eserler beklediğimden bu yönüyle bana hitap etmedi. Kalemine gelecek olursek son derece abartılı, uzun ve bazen de gereksiz bulduğum tasvirler okumayı zorlaştırdı. Onlarca öykü içinden beğendiğim bir kaç öykü oldu. Julius Rodman Günlüğü, Hans Pfall Diye Birinin Benzeri Görülmemiş Serüveni, Ligeia,Morgue Sokağı Cinayetleri, William Wilson ve Gözlük başarılı öyküler. Tabi bu öykülerin içinde sadece 2 si korku-gerilim tarzında... Yayın evine gelecek olursak. Bu kadar kalın kitaplarda en arkaya bir sözlük koyup 400 küsür anektodu tek tek arkadan baktırdıkları zaman okumak son derece güç bir hal alıyor. Kitap fransızca bir çok kelimeyle dolu. Ama öyle sayfalar var ki neredeyse çeviri yapmamışlar. Üstelik pek çok kelimenin de karşılığını arkaya koymamışlar. Bu yüzden kitap okunmaz hale geliyor. Bununla kalsa
Bütün HikayeleriEdgar Allan Poe · İthaki Yayınları · 20142,653 okunma