Adı:
Decameron
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
743
ISBN:
9786059317740
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Decameron
Çeviri:
Rekin Teksoy
Yayınevi:
Yason Yayıncılık
Giovanni Boccaccio (16 Haziran 1313 - 21 Aralık 1375) İtalyan bir yazar ve şairdir.

Rönesans hümanizmi için oldukça önemliydi; eserleri arasında Decameron en fazla tanınanıydı. Döneminde realizmi, hisleri ve zekasıyla kullandığı için önemli olmuştur.

Giovanni Boccaccio´Nun Floransa, Uffizi´Deki Heykeli

Floransalı bir bankacının; evlilik dışı bir ilişkisinden doğan Boccaccio, önceki bir biyografisinde annesinin Parisli bir kadın olduğu ileri sürülmüştür. Floransa´da büyümüş; ve Dante´den esinlenmiştir. Babasının Napoli´ye taşınması üzerine; O da taşınır ve 6 yıl burada yaşar. Studium´da hukuk eğitimi aldıktan sonra; bankacılık yerine hukuka yönelir. 1330 yılında Mario ve Giulio isminde iki de evlilik dışı çocuğu olur.

Bu dönemde Filostrato ve Teseida şiir çalışmalarına da başlar ve Fransız edebiyatından esinlenir. Floransa´ya veba salgını sonrasında 1341´de geri döndükten sonra; Ameto´yu yazar. 1344´de tekrar evlilik dışı bir çocuğu Violante doğar.

1348´deki kara ölüm Floransa´yı da oldukça etkiler ve bu daha sonra Decameron´da kullanılacaktır. Bu salgında nüfusun %75´i ölür. Decameron´u yazmaya 1349 yılında başlayan Boccaccio, 1352´de eserini bitirmesine rağmen, 1370-1371 yıllarında da eserini tekrar yazar. Yazıtları hala günümüzde mecvuttur.

Giovanni Boccaccio dünya edebiyatının ilk hikâyecisi olarak sayılmaktadır (Decameron ise ilk hikâye). Boccaccio aynı zamanda tartışmalara sebebiyet verse de ilk roman yazarı olarak da kabul edilir...

Obezite sorunları da yaşayan Boccacio, son yıllarını hastalıkla geçirir ve 21 Aralık 1375´de ölür.
Çok okuru yokmuş sanılsa da Giovanni Boccaccio'nun ünlü Decameron hikayelerini bilmeyen azdır sanırım.
Kitaplığınızda bulunması gereken , zevkle okuyacağınız bir eser.
Boccaccio tarafından 1348-1351 yılları arasında kaleme alınan Decameron, bir çok açıdan önemli bir eserdir. İlkin, o zamana kadar aristokrat kesime hitap eden ve Latince kaleme alınan eserlerle dolu İtalyan yazınında İlahi Komedya ile beraber halk dili olan İtalyanca ile yazılan ilk eserlerdendir. Boccaccio, veba salgını döneminde yazılan eserin amacının "yaşamın unutulan güzelliklerini" hatırlatmak olduğunu söyler. Ayrıca eser dönemsel bir değişimin de işaretidir. Sadece dini konulara, ahlaki değerlere gönderme yapan eserlerin ciddiye alındığı bir dönemde, bireylerin gerçek yaşamlarını ve değerlerini aktarmıştır. Zaten eserde geçen öykülerin bir çoğu İtalyan halk öyküleridir. Bilindiği üzere yıllar sonra gerçekleşecek olan Rönesans'ın sanattaki yansıması da din merkezli evren anlayışından insan merkezli bir anlayışa geçiştir.

Eserde din adamlarının iki yüzlülükleri, kahramanlık hikayelerinin yanı sıra erotik hikayeler de yer alır. Zaten eserin bu kadar eleştirilmesinin sebebi de içerisinde barındırdığı, halkın süzgecinden geçmiş, oldukça gerçekçi ancak yer yer yaralayıcı erotik hikayelerdir. Bu yönde bir gerçekliği kaldıramayan ya da cinsellikten utanan arkadaşların kitaptan uzak durmasını tavsiye ediyorum. Zira edebiyat tarihini kendi ahlaki kıstaslarımızla değerlendirdiğimizde Binbir Gece Masalları'ndan tutun, Tolstoy'un birçok eserine varana değin koca bir külliyatı yok saymamız gerekiyor.

Son olarak eser birçok çevirmen tarafından Türkçe'ye yarım yamalak çevrilmiş, bazıları çevirdikleri eseri aşağılamaktan geri durmamışlar. Neyse ki, Oğlak Yayınları tarafından tam metin, utanılmadan, çevrilmiş. Bu çeviriden okumanızı, okuduktan sonra Pasolini'nin eserdeki 10 öyküyü sinemaya taşıdığı Il Decameron filmine de bakmanızı tavsiye ediyorum.

Benzer kitaplar

Boccaccio, Orta Çağ'ın sonuna doğru, şiir alanında Dante ve Petrarca kadar etkin olamayacağını anlayınca italyan halk dilinde eser vermeye başlamış. Böylece öykü ile yazınını sürdürmüş. İşte Decameron, bu sebeplerle alanında çığır açmış, özgün yapısıyla birlikte bir ilk olmayı başarmış.
Boccaccio'nun kadınlara -duyarlı, acı çeken kadınlara- adadığı bu öykü-öyküler... din adamlarının yobazlığı, çıkarların, hilelerin, sonu ibretlik mesajların ve ders niteliğinde ifadelerin kullanıldığı öyküler içeriyor.

Şimdi kitap hakkında bilgi verecek olursak;
Veba salgınında ölümler çoğalırken, yedi soylu kadın bir araya gelip göz göre göre ölümü bekleyeceklerine diğer bazı insanlar gibi son günlerini eğlenerek geçirmeye karar veriyorlar. Yanlarına onlara eşlik etmeleri için de üç genç erkek alıp bir şatoya yerleşip ne yapacaklarını konuşuyorlar. En sonunda da her gün bir kral seçip onun aracılığıyla sırasıyla öyküler anlatmaya başlıyorlar. Her gün on öykü anlatılacak şekilde vakit geçiriyorlar. On günün sonunda, yüz öykünün anlatıldığı kitap ayrılıp eve dönmeleriyle sona eriyor...
aman Allahim insan oglu nelere qadirmis??? hec din mensublari rahib ve kesisler de onlardan geri qalmir.... bu kitabdaki bir-birinden maraqli ehvalatlar adami dusunmeye vadar edir...
Yason yayinciliktan degil oğlak yayinlarindan okuyorum. Sansürsüz bir anlatim var. Henuz kitabin baslarindayim ama anlatimdaki sürüklerlik beni fazlasiyla etkiledi. Zaten yazarindan da yapitin kalitesi anlaşılıyor. Ilerleyen gunlerde tekrar yazacağım. --1--
Şunu kesin bir dille söylüyorum; kesinlikle okuyun. Dünya edebiyatındaki ilk öykü kitabını, Boccaccio'nun başyapıtını, Orta Çağ Italyasini görün.
"Lamporecchio'lu Masetto, kendisini dilsiz gösterip, kadınlar manastırına bahçıvan olunca , kadınlar onunla yatmak için birbirleriyle yarışırlar."

Bu kitapta gerçekleşen olayları okuduğumuz zaman, bugün (21 .asırda) Asya ve Afrika kıtasında sıklıkla karşılaştığımız, dini kullanarak hırsızlık ve tecavüz gibi gayri ahlaki olayların, Avrupa kıtasında 1350 yıllarında yaşanıldığını görüyorsunuz.
Konu; veba salgınından kaçmak için bir sayfiye evine giden kızlı erkekli bir gurubun hikayesi.
Daha doğrusu bu gurubun vakit geçirmek için bir birlerine anladıkları hikayeler.
Yedi kadınla üç genç erkeğin on gün boyunca anlattıkları yüz öykü....
Öyküler yukarıda belirttiğim gibi genellikle din adamlarının baş rollerini oynadıkları sahtekarlıklar ve sapıklıklar üzerine kurulmuş..
Kitabın kapağında bunu görmeniz mümkün!
Bocaccio'nun 10 günde kadın ve erkeklerce anlatılan öyküleri topladığı bu eser etkileyici bir üslupla yazılmış. Türkçe'de değişik baskıları var. Bir salgından kaçan insanlar nispeten güvenli bir yerde yerleşirler ve zamanı nasıl geçirsek diye düşünürler. Buldukları çözüm öyküler anlatmak olmuş. Erotik edebiyatın şaheserlerinden bu kitap.
"Bana göre iyilikbilirlik erdemlerin en yücesi, iyilikbilmezlik ise kusurların en büyüğü."
Giovanni Boccaccio
Sayfa 20 - Oğlak Yayınları
İnsanın içini kavuran öç alma isteğinin tadını, ancak haksızlığa uğrayanlar bilir.
Düşünüp taşınmaya zaman tanınmazsa, geleceğe ilişkin sağlıklı kararlar alınamaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Decameron
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
743
ISBN:
9786059317740
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Decameron
Çeviri:
Rekin Teksoy
Yayınevi:
Yason Yayıncılık
Giovanni Boccaccio (16 Haziran 1313 - 21 Aralık 1375) İtalyan bir yazar ve şairdir.

Rönesans hümanizmi için oldukça önemliydi; eserleri arasında Decameron en fazla tanınanıydı. Döneminde realizmi, hisleri ve zekasıyla kullandığı için önemli olmuştur.

Giovanni Boccaccio´Nun Floransa, Uffizi´Deki Heykeli

Floransalı bir bankacının; evlilik dışı bir ilişkisinden doğan Boccaccio, önceki bir biyografisinde annesinin Parisli bir kadın olduğu ileri sürülmüştür. Floransa´da büyümüş; ve Dante´den esinlenmiştir. Babasının Napoli´ye taşınması üzerine; O da taşınır ve 6 yıl burada yaşar. Studium´da hukuk eğitimi aldıktan sonra; bankacılık yerine hukuka yönelir. 1330 yılında Mario ve Giulio isminde iki de evlilik dışı çocuğu olur.

Bu dönemde Filostrato ve Teseida şiir çalışmalarına da başlar ve Fransız edebiyatından esinlenir. Floransa´ya veba salgını sonrasında 1341´de geri döndükten sonra; Ameto´yu yazar. 1344´de tekrar evlilik dışı bir çocuğu Violante doğar.

1348´deki kara ölüm Floransa´yı da oldukça etkiler ve bu daha sonra Decameron´da kullanılacaktır. Bu salgında nüfusun %75´i ölür. Decameron´u yazmaya 1349 yılında başlayan Boccaccio, 1352´de eserini bitirmesine rağmen, 1370-1371 yıllarında da eserini tekrar yazar. Yazıtları hala günümüzde mecvuttur.

Giovanni Boccaccio dünya edebiyatının ilk hikâyecisi olarak sayılmaktadır (Decameron ise ilk hikâye). Boccaccio aynı zamanda tartışmalara sebebiyet verse de ilk roman yazarı olarak da kabul edilir...

Obezite sorunları da yaşayan Boccacio, son yıllarını hastalıkla geçirir ve 21 Aralık 1375´de ölür.

Kitabı okuyanlar 80 okur

  • Mert Özdemir
  • Kitap Odası
  • CEM AKDAG
  • Zeynep Ünlü
  • Semra Atilay
  • Sabahattin Aksakal
  • Giz
  • cicoretti
  • Carla Weller
  • Alihan Çebar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%1.9
14-17 Yaş
%1.9
18-24 Yaş
%7.7
25-34 Yaş
%51.9
35-44 Yaş
%23.1
45-54 Yaş
%11.5
55-64 Yaş
%1.9
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60
Erkek
%40

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%28.6 (8)
9
%25 (7)
8
%3.6 (1)
7
%14.3 (4)
6
%10.7 (3)
5
%7.1 (2)
4
%3.6 (1)
3
%7.1 (2)
2
%0
1
%0