Teyy

Teyy
@Teyve
Kutsal geçmişe dönüş adına modernliğin reddi bölgede çeşitli ve zengin bir tarihe sahiptir. Bunlar içinde en önemlisi kurucusunun adıyla bilinen Vahabiliktir. İlan ettiği amacı, sonradan yapılan tüm eklentileri ve çarpıklıkları temizleyerek ve zorunlu olduğu yerlerde de yıkarak Kurucu'nun saf ve sahici İslam'ına geri dönmekti. Vahabiler, güçlerinin yettiği her yerde inançlarını tam bir şiddet ve acımasızlıkla hayata geçirdiler; türbeleri tahrip ettiler, putperestlik dedikleri her şeyi ve kutsal yerleri dağıttılar ve kendi koydukları İslami arılık ve sahicilik standartlarını karşılamayı başaramayan çok sayıda insanı, kadın çocuk demeden öldürdüler. Ibn Abdal Vahab'in getirdiği başka bir uygulama kitapların suçlu bulunup yakılmasıydı. Bunlar asıl olarak Vahabi öğretisine ters düştüğüne karar verilen İslami teoloji çalışmalarıydı. Kitapların yakılmasına genellikle o kitapları yazanlar, çoğaltanlar ve öğretenlerin toptan infazı eşlik ediyordu.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ortadoğu halkı her geçen gün sınırları dışındaki özgür dünyadaki fırsatlarla içeride yaşanan korkunç yokluk ve baskı arasındaki derin ve büyük uçurumun daha çok farkına varıyor. Bunun sonucu ortaya çıkan öfke doğal olarak önce kendi yöneticilerine, sonra da bencil gerekçelerle bu yöneticilerin iktidarda kalmasını sağladığını düşündükleri güçlere yöneliyor.
Ortadoğu'daki düşük üretkenlik ve yüksek doğurganlık, hızla büyüyen işsiz, eğitimsiz ve umutsuz genç bir nüfusla,istikrarsız bir bileşim oluşturuyor. Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası ve başka kaynakların bütün verilerine göre, İstihdam, eğitim, teknoloji ve üretkenlik bakımından Arap ülkeleriyle Batı arasındaki uçurum her geçen gün daha da fazlalaşıyor. Daha kötüsü, Arap ülkeleri Batı türü modernleşme kervanına daha geç bir tarihte katılan Kore, Tayvan ve Singapur gibi ülkelerin de gerisinde kalıyor. Arap entelektüellerinden oluşan bir komitenin hazırlayıp Birleşmiş Milletler bünyesinde sunduğu 2002 yılı Arap insani Gelişme Düzeyi raporu da çarpıcı zıtlıkları ortaya çıkarıyor. "Arap dünyası yılda 330 kitap çeviriyor, bu sayı Yunanistan'ın üçte biri kadardır. Halife Memun'un zamanından [dokuzuncu yüzyıl] bu yana toplam çeviri kitap sayısı 100,000'dir ve bu İspanya'nın bir yıllık üretimine denk düşer.
İslamcılar için, halkın iradesini temsil eden demokrasi iktidara giden bir yoldur ama bu dönüşü olmayan tek yönlü bir yoldur; O'nun seçilmiş temsilcileri tarafından uygulanan Allah'ın hâkimiyetine kimse karşı çıkamaz. Seçim politikaları da klasik olarak şöyle özetlenmektedir: "Tek adam (erkekler içinden), tek oy, bir kereliğine."
Birçok Ortadoğulunun gördüğü gibi, Avrupa ve Amerikan yönetimlerinin temel tutumu şudur: "İhtiyaçlarımızı karşılamak ve çıkarlarımızı korumakta işbirliği yaptığınız sürece, içeride kendi halkınıza ne yaptığınız bizim umurumuzda değil."