Eylül! Öyle bir ay ki, geçen her güzel günü için ona minnettar olmak gerekir; içine bir kaç günlük kış hücumundan acı düştüğü için, o güzel havaların, sürekli yazın artık nasıl geçmiş, yalnızca bir mazi olmuş olduğunu hissettiren bir esef ve özlem ayıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kim der ki şu adam beş senelik bir kocadır!" diyordu. Bu kendisinin hayat ve evlilik hakkındaki bütün felsefesine muhalif bir haldi, fakat işte gerçekti. Ve hayalinde Süreyya'yı görüyor, Suat'ı beklerken görüyor, yine onların neşe ve huzurla geçecek gecelerinin yanında kendi geçireceği gecenin acılığı şimdiden kalbine çöküyordu. Birden, "Adam sende, bunlar hep hayal," dedi. "Onun yerinde ben olsam ilk haftadan bunalırım. Zaten ben, hiçbir şeyden memnun olmamak nasibiyle doğmuş değil miyim?"