Emre

Emre
@Thardir
Yüksek Lisans
Samsun
7 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Sovyetler Birliği'nin Türkiye'ye Güvence Vermesi
Almanya ile Sovyetler Birliği'nin arasında artmaya başlayan gerilim, Sovyetlerin Türkiye'ye karşı tutumunu değiştirir. Eden, Türkiye'ye geldiğinde heyeti içinde Moskova Büyükelçileri Cripps'de vardır. Türkiye'nin Sovyetler konusundaki esas kuşkusunun, eğer Almanya Türkiye'ye saldırırsa Rusya'nın da Polonya'ya yaptığı gibi Türkiye'nin doğusundan saldırıya geçmesi olduğunu öğrenmiştir. Bu kuşkuyu Sovyetler'e iletir. Bunun üzerine 25 Mart 1941'de hem Ankara hem de Moskova'da, Türkiye'nin topraklarını savunması için savaşa girmesi halinde Sovyetlerin tarafsız kalacağı açıklanır. Yani 1939 Eylülü'nde gerçekleştirilemeyen saldırmazlık paktı, 1941 Martı'nda gerçekleştirilmiştir.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Reklam
Almanya'nın Türkiye'yi Sovyetler Birliği'ne Karşı Kışkırtması
Hitler'in Hüsrev Gerede'ye söylediklerinin Türkiye'nin Sovyet tehlikesine karşı olan duyarlılığına hitap ettiği görülmektedir. Hitler, Romanya'ya girmelerinin sebebinin Sovyetlerin burayı almasını engellemek olduğunu belirtmiş ve Sovyetlerin Üçlü Pakt'a girmek için Boğazlar'da üs istediğini, Bulgaristan'a garnizonlar göndermeyi önerdiğini, kendisinin ise bu istekleri reddettiğini söylemiştir. Ayrıca Türkiye'den hiçbir talebi olmadığını eklemiştir. Hitler'le Gerede'nin konuşması tüm ayrıntısıyla 12 sayfalık not halinde Türkiye'ye gönderilir. Führer'in açıklamaları, özellikle de Sovyetlerin Üçlü Pakt'a girmek için boğazlar üzerindeki isteklerini reddetmiş olması, Türkiye'yi etkilemiştir. İnönü, Führer'e bu davranışından dolayı teşekkür etmekle von Papen'i görevlendirir.
Sayfa 190·Kitabı okudu
Türkiye'nin sürüklenmekte olduğu üçlü model olarak, uyuşturucu kaçakçılığı ve mafya açısından Kolombiya, siyasal rejim ve şeriat devleti açısından İran, toprak bütünlüğü ve bölünme bakımından da Yugoslavya konuşuluyor.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Bir devrim, kendisini kabul ettirebilmek için, olabileceğinden çok daha daha ileri mevzilere uzanmak zorunda kalıyor ve ancak bir süre sonra, kendisini sağlama alabilmek için, bunların bir bölümünden geri çekiliyor.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Ülkenin son otuz yılını bir iç savaş olarak görmeden, bugünde bir restorasyonun ipuçlarını görebilmek olanaksızdır. Aynı biçimde, yaşananlara restorasyon diyebilmek için, Tansu Çillerin 1993'te iktidara oturtuluşunu, bir "darbe" olarak görmek zorunludur.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Reklam