Daha düne kadar İsfahan hem İranlı, hem Şii bir hanedana aitti ve bu hanedan Bağdat halifesine de sözünü geçiriyordu. Bugün ise İranlılar Türklerin uşakları haline geldiler ve senin dostun Nizamülmülk de bu davetsiz misafirlerin en aşağılık kulu. Dün için doğru olanın yarın için tasavvur bile edilemeyeceğini nasıö söylersin?
Devir değişti Hasan, kudret Türklerin elinde, İranlılar yenildi. Bazıları, Nizam gibi olanlar galiplerle bir uzlaşma yolu arıyor, benim gibiler ise kitaplara sığınıyor.
Sultan şöyle gürledi: "Şu Abbasiler de gülünç bir aşiret! Ataları bir zamanlar yeryüzünün en iyi yarısını fethetmiş, en zengin şehirleri kurmuşlar, bir de bugünkü hallerine bak! Ellerinden imparatorluklarını alıyorum, razı oluyorlar. Başkentlerini alıyorum, mutlu oluyorlar, beni armağanlara boğuyorlar ve Emirülmüminin bana diyor ki: 'Allah'ın bana bahşettiği ülkelerin hepsini sana veriyorum, kaderini bana emanet ettiği tüm müminleri senin ellerine bırakıyorum. Sarayını, kendi şahsını, haremini kanatlarımın altına, himayeme almam için yalvarıyor bana. Ama kızını istediğimde isyan edip şerefini savunmaya kalkışıyor. Uğruna savaşmaya hâlâ hazır olduğu tek toprak parçası, bir bakirenin apış arası mı yani?
Hiç, bildikleri hiçtir, bilmek istedikleri hiç, Bak da gör şu cahilleri, kurulmuşlar tepesine dünyanın, Onlardan değilsen şayet kâfir derler adama Boş ver onları Hayyam, sen bak kendi yoluna.