Halil

Halil
@TheManWhoSoldTheWorld
Kendime dijital notlar içindir.
"Kimse Acı'sını yarı yolda bir yerlerde ekmeyi boşuna hayal etmemeli. Boş bulunup da evlenmiş olduğunuz çirkin mi çirkin bir eşe benzer, Acı denen o şey. Ömür boyu onu pataklamak uğruna kendini tüketmektense onu azıcık olsun sevmeye gayret etmek daha akıl karı olabilirdi belki de. Değil mi ki onu cehennemin dibine yollayamayacağınızı daha baştan kabullenmişsiniz?"
Sayfa 357 - Yapı Kredi Yayınları
Hayat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Terk-i Diyar Sebeplerinden
"Sefalet canavarı, o leş kokulu yaratık, peşinize düşmüşken tartışmanın ne âlemi var ki? Aklı olan çenesini kapar, siktir olur gider."
Sayfa 356 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
"Yoksullara verecek paranız yoksa, en iyisi yine susmaktır. Onlara paradan başka bir şeyden söz ettğinizde, onları kandırmış, yalan söylemiş olursunuz, hemen her seferinde. Zenginleri eğlendirmekse, kolaydır, sırf ayna bile yeterlidir örneğin, kendilerini izlesinler diye, öyle ya, zenginleri izlemekten daha keyifli ne var ki şu dünyada? Onları, yani zenginleri kamçılamak için, pörsümüş bir meme ucu gibi göğüslerini süsleyen Legion d'honneur nişanlarını her on yılda bir üst rütbeye terfi ettirmeniz yeterlidir, böylece onları bir on yıl daha oyalamış olursunuz. İşte bu kadar?"
Sayfa 346 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
"Aslına bakılırsa ölüm alt tarafı birkaç saatlik bir iştir, hatta dakikalık, oysa bir rant tıpkı sefalet gibidir, ömür boyu sürer. Zenginler bambaşka bir biçimde kafa yaparlar ve bu çılgınca kendini güvence altına alma takıntılarını bir türlü anlayamazlar. Zengin olmak, başka türden bir sarhoşluktur, unutmaktır. Zaten insan bu yüzden zengin olur, unutabilmek için."
Sayfa 346 - Yapı Kredi Yayınları
Alıntı
"Zenginlerin karınlarını doyurmak için kendi elleriyle adam öldürmelerine gerek yoktur. Onlar başkalarını çalıştırırlar, öyle derler ya hani. Kötülükleri kendi elleriyle yapmazlar, zenginler. Parasını verirler. Onları hoş tutmak için herkes çevrelerinde pervane olur ve herkes halinden memnundur. Onların kadınları güzelken, fakirlerinkiler çirkindir. Bu, süslü elbiseler hariç, yüzyılların birikiminin sonucudur. Güzel, alımlı, besili, tertemizdir o kadınlar. Var olduğundan beri yaşamın becerebildigi tek şey budur. Gerisine gelince, düşe kalka ne kadar çabalarsak çabalayalım, er geç, ölüleri de canlıları da diri tutan alkole boğuluruz, bir yere de varamayız. Besbelli. Daha önce nice başka hayvanın ortada bıraktığı yavan iflası yeniden ve durmadan üretmek dışında kendi hayvanlarımızın da başlarına olağanüstü bir şeyler gelmeden gözümüzün önünde doğup, debelenip, geberdiklerini izlediğimiz bunca yüzyıl boyunca bu hep böyle olmuştur. Oysa olup biteni şimdiye kadar anlayabilmiş olmamız gerekirdi. Çağların ötesinden gelen bir sürü gereksiz canlı ardı arkası kesilmeyen dalgalar halinde gelip önümüzde ölüverirler hep, oysa biz yine de, öylesine bakıp, bir şeyler bekler dururuz... Ölmüşüzdür aslında ama bunu bile düşünmekten acizizdir. Zenginlerin pek besili, pek sahte, pek dinlenmiş kadınlarıysa, güzelleşiyorlar. İşte bu doğru. Aslında bununla yetinmek gerek belki de. Kim bilir. Bu en azından var olmak için bir neden sayılabilir."
Sayfa 344 - Yapı Kredi Yayınları, Ferdinand Bardamu
Alıntı