Bir kitabın içindeyim. Kaybolmuş, yalnız ve korkmuş....Kitabın ne olduğunu bile bilmiyorum. Sadece birisinin kapağı açmasını bekliyorum....
-instagram hesabıma göz atarsanız sevinirim -
Mükemmel bir kitaptı. 1947 basımını bulmak benim için zor olmadı aslında tesadüf eseri bir sahafcının rafında karşılaştık. Eski Türkçe kelimelerle dolu olması kitabın keyfini asla kaçırmadı. Fahri Bey ile güzel Minenin aşkı içimi ne kadar mutlu ettiyse ve zavallı Atilla'nın bahtsızlığı içimi o kadar yaktı. Kitap kısmen güzel sonla bitiyor. Ama karakterleri o kadar benimsiyorsunuz ki yaşadıkları acıları hissederek bitiriyorsunuz. Belki de uzun zaman sonra ilk defa bir kitabı okurken bu kadar çok duygu yaşadım ve sıcacık hissettim. Muhakkak bulup okunması gereken bir kitap.
Gerçekten gördüğüm en tatlı kitap. çok kısa hikayelerden oluşuyor. Instagram postu gibi ama okurken yüzünüzde gülücük oluşuyor. Üzgün hissettiğinizde açıp okuyabileceğiniz bir kitap.
(spoiler) Kitap ilk başta bir tiyatro senaryo okuyormuşsun gibi başlıyor ve gerçekten akıcı bir şekilde ilerliyor. O kısımda okuduğumuz kitaptan bahsediliyor insanların düşüncelerinden en sevdiğim kısmı da burası çünkü kitabın içinde o kitapla ilgili tavsiye alıyorsunuz resmen. Bir taraf ben okumadım derken diğer taraf okuyun ya da okumayın diye sizi uyarıyor. Bu kısımda senaryo okur gibi değilde karakterle konuşuyormuşsunuz gibi oluyor. Ondan sonra kitabı okumaya başlıyorsunuz. Burada da idam edilecek kişinin bütün duygularını hissediyorsunuz. Tasvirler mükemmel. Betimlemeler sıkıcı ve karışık değil. Okurken anlatılan yer istemsizce canlanıyor gözünüzün önünde.
Kitap sürükleyici. İlk 8 bölümde çok sıkılmıştım kabul ediyorum ama sonrasında acayip sardı. Nasıl bittiğinin farkına bile varamadım. Spoiler gibi olucak biraz ama sonunda biraz ağlamışta olabilirim.
AdaLynne Matson · Yabancı Yayınları · 20183,389 okunma