Bulantı yakamı bırakmadı, yakın zamanda bırakacağını da sanmıyorum. Ama artık ona katlanmıyorum, bu geçici bir huysuzluk ya da bir hastalık değil: O benim.
Unutmayalım ki her tatmin, acının sadece bir süreliğine uzaklaştırılmış olmasından öte bir duygu değildir. Buradan da anlıyoruz ki hakiki mutluluğa acıdan uzaklaşarak varılamamakta. Sevinçlerin tek yaptığı isteklere yalan söylemektir. Sevinçler, sadece ve sadece acının çok kısa bir süre uzaklaştıkları andan ibarettirler.
Ne yazık ki alışılagelen insan tipi, kendi kararlarının izini sürmek yerine, onların zayıf olduğunu düşünerek, başka dallara tutunan insan tipidir. Bu kişiler, sadece tecrübe edilmiş ya da başka kişilerin tecrübe etmiş olduğu düşüncelerin ardından giderler.
Bir ahlâk duygusu ele alalım ki, temelleri olmayan ve sadece öğüt olarak kulaklarımızı doldurduğu için var olan. İşte böyle bir duygunun etkisinin kaydadeğer olmasını bekleyemeyiz.