Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 1 dk.
Sayfa Sayısı:
142
Basım Tarihi:
Nisan 2007
Yayınevi:
Dergah Yayınları
Orijinal Adı:
Über das Mitleid
ISBN:
9789759950545
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2024 14:28
İnsan bencildir, doğası gereği kötüdür. Evet, yazar insanın bu özelliklerinin doğuştan var olduğunu savunur. Bu konuda yazarı destekleyen ve karşı görüşe sahip olan düşünürlerde vardır. Ama Schopenhauer için insanın acı çekmesi mutluluktan uzak olması bencilliğinden ve kötülük algısına sahip olmasından kaynaklanıyor. Şimdi sunu sorabilirsiniz, iyi insanlar yok mu o zaman? Tabi ki vardır, ama bu iyi insanların karakterinde var olan ahlak çok önemlidir. Merhamet duygusu, empati yapabilmesi, vicdanı ile konuşması, bunlara hassasiyet gösteren insanların iyi insanlar olduğunu söyler. Fikirlerine katılır mısınız katılmaz mısınız bilemiyorum, ama akıl dolu ve düşünmeye zevk eden felsefesi okunmaya değer.
MerhametArthur Schopenhauer · Dergah Yayınları · 2007365 okunma
Merhamet.
Puan vermedi·142 syf.·
2022 1. kitabı
Arthur SchopenhauerArthur Schopenhauer MerhametMerhamet Hayat akıl dışıdır. Felsefe insanı tatmin etmez. Hayat cehennemdir, ona kötülük hakimdir. İnsan asla mutlu olamaz. Hayatın sonsuzca belli kurallar zincirine bağlanamayacağını söyleyerek Tanrı’ya ve dine baş kaldırır. Ona göre insanı insan ve insancıl yapan yegane duygu merhamettir. (Sayfa 7)
Merhamet!
MerhametArthur Schopenhauer · Dergah Yayınları · 2007365 okunma
"Her sevgi, bir acı çekmedir."
10/10
·142 syf.·
2019 28. kitabı
Öncelikle yazıyı okuyacaklar için, kafa karışıklığı oluşturur isem kusuruma bakmayınız ve en iyisi kitabı da okuyunuz. Yaşam nedir? Herkes buna farklı yollar ile cevap verecektir. Örneğin: Bir nefes alma ile başlayıp, o nefesi yıllar yılı kullanarak en sonunda tüketip karanlığa gömülme... Sonuç hep aynıdır tanımlar farklı olsa da. Sonunda ölüm vardır. Tüm canlılar ölüme hatta cansız varlıklar da yok olmaya mahkumdur. Sonsuzluk kavramı mümkünatı olmayan bir şeydir. Biz sonsuza dek yaşamın olmasını istesek dahi koskoca yıldızlar bile belli bir süreç sonunda yok olup karanlığa gömülüyorsa biz ne hakla sonsuzluğu düşünebiliriz ki? İnsanlığın ilk varolduğu andan itibaren devamlı olarak bir şeyleri keşfedip öğrenmesi bilincin ne kadar harika bir şey olduğunun göstergesidir. Küçücükken eli sıcak sobaya değen bir çocuk o acıyla tanışarak, aynı şeyi tekrar yapmaz yahut bu şeyle tekrar karşı karşıya kaldığı zaman geçmişte yaşadığı acıyı anımsar. Bu bizim bilincimize işleyen, öğrenilmiş durumlardan sadece bir tanesidir. Bunun örnekleri arttırılabilir. Bu konuya burada şimdilik bir ara vererek başka bir konuya değinmek istiyorum: İyi ve kötüye... "İyi nedir?" sorusunu duyunca "Kime göre? Neye göre?" düşüncesi gelmesi akla çok normaldir. Görecelidir çünkü. "İnsanın yaşamış olduğu tecrübeler ile beraber hayattan beklentileri, istekleri ve bu doğrultuda harekete geçmesi ile paraleldir." denilebilir. Kötü ise iyinin olmayışıdır. Kötülük ile başka birçok kavram da beraberdir. Bundan önce şunları ekleyelim: İyi diye bahsettiğimiz belli başlı davranışlar vardır. Yardımseverlik, cömertlik vb. Bunlar hep kişinin kendini rahatlatmasıdır aslında. Birine yardım ederim o kişi mutlu olur ve "ben"de onun "ben"den dolayı mutlu olduğunu gördüğümde haz duyarım. Bu beklenilen bir durumdur. Peki
MerhametArthur Schopenhauer · Dergah Yayınları · 2007365 okunma
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2023 20. kitabı
Schopenhauer: MerhametMerhamet kitabı, çoğu değindiği konularında öznel bir bakış açısı yoğun olduğu bir kitap ahlâki konuları ele aldığı, Erdemin, Sevgi, cömertliği, haz duygusu, acı ve acının döngüsünü anlatmakda. aynı zaman da bütün duyguların birer birbirini tetiklediğini ön sürmekde. Kitap karmaşık bir anlatıma sahip. Tek solukda anlaşılaması biraz güç, velakin okumaya değer bir Kitap ve Yazardır.
1000k
MerhametArthur Schopenhauer · Dergah Yayınları · 2007365 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
Beğendi
·
2021 185. kitabı
Schopenhauer’e göre; İnsanlar mutluluklarını üç olası kaynaktan alırlar: biri sahip olduğu şey, biri temsil ettiği şey ve diğeri ne olduğu. İkinci kaynak çok tercih edilir. Zenginlik deniz suyu gibidir: ondan ne kadar çok içerse, o kadar susar. Mutluluğunu şan ve şöhrette arayan, hayatını başkalarının ellerine bırakır. Mutluluk sadece kişinin kendi kişiliğinde bulunabilir. Ve anlamlı bir yaşam, (tercihen yalnızlık içinde yaşanan) entelektüel bir yaşamdır. Öyleyse hayat mutluluğun peşinden koşmaktan değil, acıdan kaçınmaktan ibarettir. Ama aynı zamanda, determinizm tarafından da kuşatılmıştır: "Öte yandan, bir aptal, hurilerle çevrili cennette yaşayacak olsa bile, ölümüne kadar aptal, bir hödük olarak kalır." Schopenhauer her zaman iki kafadadır: kişiliğinizi geliştirin, ama aynı zamanda bunun imkansız olduğu da ortaya koyuyor.
Felsefe
MerhametArthur Schopenhauer · Dergah Yayınları · 2007365 okunma
Puan vermedi·142 syf.··
2014 101. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2014 05:07
Schopenhauer' in felsefesi bilindiği üzere nihilizme dayanmaktadır, en az kendi kadar meşhur olan Nietzche' nin de fikir babasıdır. Bu eserde, yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi karamsar bir hava sezmekteyiz.Öncelikle zıtlıklardan bahsetmiştir.İyi ve kötü kavramlarını irdelemiştir. Buradan yola çıkarak kötülüğün bu hayatta baskın kutup olduğu sonucuna varmıştır. Bunun devamında ahlak kavramı incelenmiştir. Çıkan sonuç ise evrensel bir ahlak yasasının olmadığıdır. Kitap akıcı sayılır, çevirmenin düştüğü dipnotlarla daha da zenginleşmiştir.Schopenhauer sevenlere tavsiye ederim.
MerhametArthur Schopenhauer · Dergah Yayınları · 2007365 okunma
neminem laede*
8/10
·155 syf.··
2025 26. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2025 00:55
Schopenhauer’a hayran olmamak ve ondan nefret etmemek mümkün değil. Kant ve Platon’dan etkilendiğini bu kitapta daha net görebiliyoruz. Schopenhauer, isteme(istenç) ve tasarım üzerine kurulu felsefesine ilk bölümlerde bolca değiniyor. Canlılar üzerinde etkili olan “istenç”in asla doyurulamayacağını, onu Danaidler’in fıçısına* benzeterek vurguluyor. (*Mitolojide Danaidler, Danaos’un kızlarıdır ve altı delik bir fıçıya sonsuza kadar su doldurmaya mahkum edilerek cezalandırılmışlardır.) Kitap bolca tekrarlardan oluşuyor, biraz da konular dağınık ele alınmış, kendimce başlıklara ayıracağım ve en son kitabın bana çağırışım oluşturduğu Kohlberg’in ahlak gelişimi kuramına değineceğim. MERHAMET KAVRAMI Kitabın büyük bölümü ahlak felsefesi ve bu bağlamda da “merhamet” kavramı üzerine kurulu. Özellikle önemli olan ilkelerden biri neminem laede (kimsenin acı çekmesine izin verme). Diğeri de omnes juva (herkese yardım et). Schopenhauer bütün davranışların ahlaktan yoksun olduğunu çünkü içerisinde bencillik bulunduğunu belirtiyor. Tek ahlaklı davranış ve ahlakın temelinde yer alan şey, merhamettir. Acımasızlık dürtüsü ise merhametin zıddı olduğu için bağışlanması mümkün olmayan suçtur. İnsan davranışlarının üç temel itici güdüsü vardır, - Bencillik: kişinin kendi rahatını amaçlaması - Kötülük: kişinin başkalarının acı çekmesini amaçlaması - Merhamet: kişinin başkalarının rahatını amaçlaması. Bunların dışında, bolca açıklamalarda bulunduğu adalet kavramının yanında, haksızlık, görevini yerine getirmemek, hıyanet kavramlarını da işliyor. Hıyaneti, en tiksinti verici davranışlardan kabul ediyor ve Dante’nin de, hainleri şeytanların bulunduğu cehennemin en derin yerine yerleştirdiğini de ekliyor. Dante’ye yaptığı atıflar, beni kitaplığımda bekleyen İlahi Komedya setimle göz göze
Felsefe-Düşünce
MerhametArthur Schopenhauer · Dergah · 2017365 okunma
Schopenhauer ve Ahlak Anlayış
9/10
·155 syf.··
2020 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2020 22:14
Kitap Schopenhauer'un ahlak anlayışını anlamak için başucu kitabıdır. Schopenhauer ahlak anlayışını merhamet kavramı üzerine temellendirir. Bu bağlamda Kant' in ahlak anlayışına eleştiriler yapar. Aynı şekilde Spinoza ve Kant' in merhamet kavramını önemsiz hatta zayıflık olarak görmelerine eleştiriler getirir. Kantin merhamet duygusunu gereksiz bulmasına çok içerlemiş ve ona eleştiriler getirmiştir. Buna karşın K.J. Rousseau'ya övgüler dizer. Onun için "insan yüreğini gerçekten de derinden tanımaktadır." Bu kişi bilgeliğini masa başı kitaplardan değil hayattan aldığını ifade eder. Kendisi daha fazla tutamayacağını ifade ederek sayfalarsa ona methiyeler sunar. Schopenhauer'in ahlak anlayışı insanlarala özdeşlik kurmayı sağlamada ileri gelen acıma duygusuna yani merhamete dayandığı söylenebilir. Empati duygusunu da merhamete iliskendirdigi kolaylıkla görülebilir. Ona göre insanı insancıl yapan yada davranışını ahlakı kılan yegane duygu merhamettir. Kant' in yalan söylememe ile ilgili kesin tutumunu sert bir şekilde eleştirir. Kişi yalana kendisini savunmak için başvurabileceğini ifade eder. iyi ,kötü, adil, hak, sevgi, adalet, gibi kavramların yanında özellikle bencillik, kötülük ve merhamet kavramlarına ekstra bir vurgu yapar. Schopenhauer'a göre bir davranışın ahlakı olabilmesi için, karşılık beklemeksizin kaşınızdaki kişiye yardim elini uzatmanızdır. Tek amaç karşınızdaki kişinin ihtiyacını giderebilmek olmalıdır. Ama burada bir şerh koyar ve bu yardımı herkesin hak etmediğini ve herkese yapılamayacağını da söyler. "Bir davranış ancak ve ancak merhamet duygusu ile ortaya çıkmışsa,ona ahlâkı bir değer atfedilebilir. Bunun dışında başka güdü veya duygularla tetiklenen davranışların hiçbiri için ahlakı olma olasılığından dahi söz konusu degildir" şeklinde kesin
Felsefe
MerhametArthur Schopenhauer · Dergah · 2017365 okunma
Hayat bir cehennem mi?
10/10
·155 syf.·
2020 77. kitabı
Sevgili kitap severler, merhaba. Bu güzel kitap genel olarak Schopenhauer'ın ahlâk felsefesini anlatıyor. Schopenhauer'ın ahlâk felsefesinin temeli merhamet duygusuna dayanmaktadır. Ona göre insanı insan yapan, insanı kötülükten alıkoyan, hakiki adalet ve insan sevgisine götüren yegane duygudur merhamet. Ancak bu duygu sayesinde biz ve öteki insanlar arasındaki duvarlar ortadan kalkar. Bu duygu sayesinde ahlaklı ve iyi bir insan olunur. Ahlâk ve merhamet birbirini tamamlayan bir bütünün parçalarıdır. Schopenhauer'ın ahlâk felsefesinin temel taşı merhamet duygusu olsa da felsefesini anlatırken bencillik, iyilik, kötülük, intikam, sevgi, adalet, kıskançlık, ihanet ve insanların yalan söyleme nedenleri gibi insan davranışları üzerine tespitleri de var. Hayatı hep bir gri bir bulut gibi gören, insan yaşamının acıyla hapsolduğu savıyla karamsarlığın nirvanasını yaşayan, varoluşun ve yaşam isteğinin anlamsız olduğunu ve ölümün ya da hiç doğmamış olmanın yaşamdan daha güzel olduğunu yani yaşama istemini reddeden bir filozof Schopenhauer. Dolayısıyla Schopenhauer okurken oldukça mekankolik ve karamsar olmanız çok olası. Hayatın hiçliği ve acılarına dair yapmış olduğu açıklamalarla insanın isteklerinin sınırsız ve doyrulmayan bir yanı olduğunu, elde edilen her tatminin yeni isteği tetiklediğini ve yetersiz tatminin ölümün reçetesi olduğunu söyler. Dünyada çoğu insanın hayatının acı ve kederle dolu olduğunu bu yüzden de çabuk sonlandığını dile getirir. Mutlu insanların varlığını yadsır ve bir istisna olarak görür. Hayatı tam da şöyle tarif eder: Çevremizdeki her şey, cehennemdeymişçesine kükürt kokmaktadır. Her şeyde bir eksiklik vardır. Hoş olan da, hoş olmayan da; her ne varsa, her zevk esiktir, yarımdır; her eğlence, rahatsızlığını da beraberinde getirir; her rahatlama,
Felsefe
MerhametArthur Schopenhauer · Dergah · 2017365 okunma
Puan vermedi
Arthur Schopenhauer’un “Merhamet” üzerine düşünceleri, onun ahlak felsefesinin merkezinde yer alır. Bu metin, çoğunlukla filozofun “Ahlakın Temeli Üzerine” adlı eserindeki görüşlerinden derlenmiş bir çerçeve sunar. Schopenhauer’a göre gerçek ahlakın kaynağı akıl, din ya da toplumsal kurallar değil; doğrudan doğruya merhamet (şefkat) duygusudur. Filozof, insan davranışlarını üç temel güdüyle açıklar: Bencillik (egoizm) – Kişinin kendi çıkarını öncelemesi Kötülük (başkasına zarar verme isteği) Merhamet (başkasının acısını kendi acısı gibi hissetme) Schopenhauer’a göre ilk iki güdü doğaldır ve yaygındır; ancak ahlaki değer taşıyan tek motivasyon merhamettir. Çünkü merhamet, bireyin kendi sınırlarını aşarak başkasının acısıyla özdeşleşmesini sağlar. Bu durum, onun metafiziğinde önemli olan “irade” kavramıyla da ilişkilidir: Tüm varlıklar özde aynı iradenin tezahürüdür; dolayısıyla başkasının acısını hissetmek, aslında kendi özümüzle temas etmektir. Metinde dikkat çeken önemli noktalardan biri, Schopenhauer’un ahlakı çıkar, ödül veya ceza beklentisinden tamamen ayırmasıdır. Ona göre bir davranış, ancak hiçbir karşılık beklemeden ve sırf başkasının acısını dindirmek amacıyla yapılıyorsa ahlakidir. Bu yaklaşım, Kant’ın görev ahlakından ayrılır; çünkü Kant akla ve ödeve vurgu yaparken, Schopenhauer doğrudan duyguyu temel alır. Schopenhauer ayrıca merhameti sadece insanlarla sınırlamaz; hayvanlara yönelik şefkati de ahlaki olgunluğun göstergesi sayar. Bu yönüyle düşüncesi, modern hayvan hakları anlayışının erken felsefi temellerinden biri olarak değerlendirilebilir. Genel Değerlendirme: “Merhamet” metni, kısa ama yoğun bir felsefi derinlik taşır. Okuyucuya, ahlakın kaynağını dışsal kurallarda değil, insanın içsel duyarlılığında araması gerektiğini hatırlatır.
MerhametArthur Schopenhauer · Dergah · 2017365 okunma

Yazar Hakkında

Arthur SchopenhauerYazar · 67 kitap
Arthur Schopenhauer, Alman filozof, yazar ve eğitmendir. Aynı zamanda Immanuel Kant'ın en çok değer verdiği öğrencisiydi. Schopenhauer, Alman felsefe dünyasındaki ilklerdendir ve dünyanın anlaşılmaz, akılsız prensipler üzerine kurulu nedenselliklerinin olduğunu söyleyerek dikkatleri çekmiştir.Ayrıca Schopenhauer, Nietzsche'nin ilk akıl hocasıdır.