"İnsan yüceliğinin niteliklerini ne ölçüde ifade edebiliyorsam, dış dünya o nitelikleri o kadar aşağılamaya kalkıştı. Yalnızca yozlaşmışları, fahişeleri, avantacıları, ev yıkanları oynamama izin verdiler. Her seferinde de beni yenen, komşunun kız çocuğu gibi bir tip oluyordu. Sıradanlığın sevabını simgeleyen biri. Istidadımı, istidat kavramını karalamak için kullandılar."
"Sanatçıların içinde, beğenilme arzusundan daha güçlü bir tek ihtiras vardır, o da gelen beğeninin yapısını anlama korkusudur. Ama ben bu korkuyu hiç duymadım. Çalışmalarım konusunda da beklediğim tepkiler konusunda da kendimi hiçbir zaman kandırmadım; her ikisine de çok fazla değer veririm. Sebepsiz beğenilmek, duygusal beğenilmek, sezgisel beğenilmek, içgüdüsel beğenilmek ya da körü körüne beğenilmek benim istediğim bir şey değildir. Hiçbir türde körlükten hoşlanmam, göstereceğim çok şey var. Sağırlıktan da hoşlanmam, söyleyecek de çok şeyim var. Kimsenin beni kalpten sevmesi umurumda değildir, beyninden sevmesini isterim. Karşıma bu paha biçilmez yeteneğe sahip bir müşteri çıkınca da performansım karşılıklı alışverişe, karşılıklı kazanmaya dönüşür."
Hayatım ve hayatıma olan sevgim adına yemin ederim ki hiçbir zaman bir başka insan için yaşamayacağım ve başka bir insandan benim için yaşamasını istemeyeceğim.