Eğer hayatımın aklıma ve çabama
bağlı olduğunu bilmesem, hayatımı desteklemek ve genişletmek için en mükemmel çabalarımı ve tam kapasitemi kullanmayı yüce ahlaki kuralım haline getirmemiş olsam, bende de yağmalayacak bir şey bulamazdınız. Benden alacağınız hiçbir şeyle kendi varlığınızı destekleyemezdiniz. Beni incitmek için kullandığınız şey benim günahlarım değil sevaplarımdır. Bunların iyi niteliklerim olduğunu bilerek kullanıyorsunuz çünkü hayatlarınız bunlara bağlı. İhtiyacınız var. Niyetiniz benim başarılarımı yok etmek değil ele geçirmek.
"Deha denilen şey bir batıl inançtır. Akıl diye bir şey yoktur. İnsan beyni bir sosyal üründür. Çevresindekileriden aldığı etkilerin toplamıdır. Hiç kimse hiçbir şey icat etmez. Yalnızca sosyal atmosfer içinde uçup geçen şeyleri yansıtır. Dâhi de entelektüel bir çöpçüdür, aslında toplumun malı olan, kendisinin toplumdan çaldığı düşünceleri biriktirir. Düşünce hırsızlıktır. Özel servetleri yok edersek daha adil bir servet dağılımı sağlarız. "
Bir erkek kendi değerlerini ve varoluş görüşünü yozlaştırırsa aşkın zevk değil kendini reddetme olduğunu savunmaya başlarsa iyilik ve erdem denilen şeyin gurur değil acıma, acı, zaaf ve fedakârlık olduğunu söyler, en soylu sevginin beğenmekle değil, sadakayla başladığını, değerlere cevap olarak değil kusurlara cevap olarak doğduğunu söylerse kendini ikiye bölmüş sayılır.
"Biliyor musun, bir insanın diğer bir insana karşı işleyebileceği tek gerçek ahlaki suç, sözleri veya eylemleriyle bir çelişki, bir imkânsızlık, bir mantıksızlık izlenimi yaratarak kurbanının rasyonellik kavramını sarsmaktır."