Arzu bir şeyi elde etmek için eyleme geçme ihtimalini varsayar. Eylem de elde etmeye değecek bir amacın olmasını varsayar. Eğer elde edilebilecek tek amaç, tabancayı tutanların bir anlık iltimas göstermesiyse o zaman ne arzu var
olabilirdi ne de eylem.
"İnsanın vahşi toplumlarda her an düşmanları gelip onu öldürebilir diye korktuğu, kendini elinden geldiğince savunmaya çalıştığı koşulları haklı gösterecek bir tür neden belki bulunabilir. Ama insanın kendi katillerine silah üretmek zorunda bırakıldığı bir toplum asla haklı gösterilemez."
"...insanlar düşünmek istemiyor. Başları ne kadar derde girerse o kadar kaçıyorlar düşünmekten. Ama beri yandan bir içgüdü onlara düşünmeleri gerektiğini söylüyor, bu yüzden de suçluluk duygusuna kapılıyorlar. Bu durumda, onlara düşünmemek için bazı sebepler gösteren kim olsa onu beğenir, onun peşinden giderler. Kendi günahları saydıkları, bir zaaf, bir suç olarak gördükleri şeyi yüce bir sevapmış gibi gösterebilen kim olursa olsun onu izlerler."