Hayatım bitiyordu ve arayacak kadar önemsediğim kimsem yoktu. İnsanlar arasında yaşamış, bir sürü bağ kurmuştum ama nihayetinde hepsi incecikti. Hayatının sonunda böyle bir algıya varmak gerçekten çok gereğinden fazla bunaltıcı bir histi.
Fellini ise şöyle diyordu:Rüyalar hakkında konuşmak, sinema hakkında konuşmaya benzer çünkü sinema rüyaların lisanını konuşur."
Bu insanlar şaheserler yarattılar, insanları güldürdüler, onlara rüyalar ve hatıralar verdiler.
Büyüyerek ne kazandım, ne kaybettim? Geçmişte hissettiklerimi ve düşündüklerimi artık asla diriltemezdim. Aklıma bunlar gelince de o kadar kuvvetli bir üzüntü hissettim ki gözyaşlarıma engel olamadım.