"Eldiven, insanın bedenini temsil ediyor. Parmakları ise ruhunu. Ölürken bir melek gelir ve bedeni ruhtan ayırır. Bedenin yaşamı ruha bağlıdır. Eldivenin hareketlerinin, parmaklara bağlı olması gibi. Beden, eldiven gibi hareketsizleşir, cansızlaşır, yığılır kalır. Ama parmaklar canlılığını ve hareketini devam ettirir."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
" İnsan nerde yaşar? Gece uyuyamayan birini hayal edin. Yatağın içinde, sancıyla, kaygıyla, endişeyle dönüp duruyor. Dünyası adeta başkalarının inhisarında, kalabalık bir meydan gibi. Hayat, içini istilâ etmiş. Orada, birçok insan, birçok olay, birçok hal, tıpkı rüyalarda görülen baygın gölgeler gibi kımıldıyor, yürüyor, sıçrıyor, koşuyor. Yakın ve uzak hadiselerin gölgesi düşüyor ruhuna. İşte insan, o gölgelerin düştüğü yerde yaşıyor."
"İnsanların hayatı, dalıp gittikleri yerde geçiyordu. Sessizce. Görüntüler içinde. Görünmeyen karanlıklarda. Başkalarının asla görmediği bir dehlizde. Işığa uçan pervanelerin dünyasında. Güneşin aydınlattığı bir aydınlığın içinde ama karanlıkta. Gözün kenarındaki görülen ışığın dışında hiçbir şeyin görünmediği. Kafanızı ona doğru çevirdiğinizde kaybolan."