Bir şeyin kırılacağını önceden bekliyor olursanız, o şey kırıldığı zaman şaşırıp üzülmezsiniz. Sevdiğiniz şey yok olduğunda kederleneceğinize, onca zaman ona sahip olduğunuz için minnet duyarsınız.
Öğretinin özü, yaşama sürekli bir değişim durumunda olduğudur. Her şeyin bir başlangıcı ve sonu vardır. Her ağaç bir tohumla başlar ve neden sonra tekrar toprağa dönüşür. Her bir kaya parçası önce oluşur sonra toza karışır ve yok olur. Bu felsefenin modern dünyamızda anlamı, her bir otomobil, makine ve giysi parçasının önce üretileceği, sonra lime lime olup dağılacağıdır; bu sadece zaman meselesidir. Bedenlerimiz doğar ve ölür. Yaratılan bir bardak er geç kırılacaktır.
Eleştirici olmak sadece çözüm getirmemekle kalmaz yaşadığımız dünyaya karşı bizi daha öfkeli ve güvensiz kılmaya da yol açar. Unutmayın ki, hiçbirimiz eleştirilmekten hoşlanmayız. Eleştirilmek çoğu zaman bizi savungan yapar ya da içimize kapanırız. Saldırıya uğrayan bir insanın iki türlü tepki göstermesi mümkündür; ya ezilip büzülerek geri çekilecektir ya da öfke içinde karşı saldırıya geçecektir. Bugüne dek eleştirdiğiniz kaç kişi ona hatalarını gösterdiğiniz için size teşekkür etmiştir?
Çoğu insan için hayatın en hüsran verici yanlarından biri, diğer insanların davranışlarını anlayamamaktır. Onları " masum" yerine "suçlu" görme eğilimimiz vardır. Başkalarının sadece bize sinir bozucu gelen davranışlarına, yorumlarına, cimriliklerine ve bencilliklerine odaklanmaya pek hevesliyizdir; o zaman da çok bozuluruz. Eğer davranışlara fazla odaklanırsak, insanlar bizi mutsuz ediyormuş gibi görünebilir.