Hayat, elimizde olanlara verdiğimiz değer ile hayal ettiklerimizə verdiğimiz değer arasında gizlidir.
Elinde olanın değerini bilen insan ne muhtaç olur ne mutsuz. Elindekinin değerini bilmeyen insan ise ne kurduğu hayallere kavuşabilir ne de mutlu olabilir.
Hayat er ya geç bizə bunu öğretir.
Kaderini seçemezsin. Aşık olacağın insanı da. Mesala çayına tek şəkər atmayı seçebilirsin ama çayına üç şəkər atan bir kadına aşik olmamayı seçemezsin.
Sahi ne kadar tanıyoruz birbirimizi?
Mavi bir kazaktan hoşlanacağını bildiğin bir adamı, yeterincə tanımış mısındır yani?
Yoksa daha fazla şey mi bilmek gerek?
Bordo oje süren bir kadına aşık ol ve ona de ki: "Hiç oje sürmesen de yakışır parmakların sakallarıma"
İnsanın yüzü bir kitab gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadiğiniz fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, keşfedin, başkalariyla ilgilenin, okuyun, sevin.
Bunlari dolu dolu yapin ki izleri yüzünüze yanısın.