Ahmet Ümit yine çok güzel bir iş çıkarmış ancak bu kitabı bir polisiye olarak nitelendirmektense tarih, psikoloji ve aşk kitabı olarak nitelendirmek daha doğru olur diye düşünüyorum
Dostluğun, geçmişe olan özlemin, tarihe olan farkındalığın ve aşkın bir insanı ne hâle getirebileceğinin anlatıldığı; sayfaların ellerim arasında su gibi aktığı muhteşem bir polisiye…
Sokağa çık da sor bakalım. Tarih deyince sana ne cevap verecekler. Ben söyleyeyim, Altaylardan gelen atalarımız, diyecek, o da dili dönerse… Yiğitlik diyecek,kılıç,at,bayrak… Hepsi bu… Ne atalarının tarihini bilir bunlar ne de kültürünü… Kültür diye sor mesela, iyice alıklaşırlat karşısında. Tamam, kültürü bırak, dini sor, İslamiyet’i… Söyleyecekleri 10 kelimeyi geçmez. Elhamdülillah Müslümanız,der. Muhammed peygamberimizdir, der. Kur’an kitabımız… Yav Fatiha’yı doğru dürüst okuyabilen kaç kişi vardır bunların arasında. Fakat aynı insanlar dinlerine laf geldi diye önlerine çıkan herkesi cayır cayır yakarlar.