Ayça

Prenses R. Arada sırada ortaya çı- kardı. Prenses'in, iyi eğitim görmüş, terbiyeli, fakat biraz aptal bir kocası vardı ve hiç çocukları olmamıştı. Bu kadin birden aklına eser yurtdışına gider, aniden Rusya'ya geri dönerdi, yani tuhaf bir yaşam sürerdi. Adı hafifmeşrep kadına çıkmıştı, her çeşit zevke kendini kaptırırdı, yığılana kadar dans eder, kahkahalar atar ve yemekten önce yarı karanlık oturma odasında kabul ettiği delikanlılarla şakalaşırdı ama geceleri ağlar ve dua ederdi, hiçbir yerde huzur bulamamıştı ve kederli kederli ellerini ovuşturarak sabahlara kadar odada dolaşıp durur ya da solgun ve soğuuk bir halde dua kitabının başında otururdu. Sabah olur ve tekrar bir sosyete kadını haline dönüşürdü, yine sokağa çıkar, güler, şımarıklık eder ve kendisini eğlendirebilecek en ufak şeye bile balıklama dalardı.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Düşüncelerinin nerelerde gezindi- ğini Tanrı bilirdi, ancak yalnızca geçmişte gezinmedikleri belliydi: Yüzünün ifadesi, insanın sadece anılarla meşgul olduğu bir andakinden daha karışık ve asıktı.
Sayfa 26·Kitabı okudu
"Sizinle galiba mutluluk hakkında konuşuyorduk. Size kendimden söz ediyordum. Gene 'mutluluk' sözünü andım. Söyleyin, örneğin müzikten, güzel bir akşamdan, sevimli insanlarla konuşmaktan keyif duyduğumuz zamanlarda bile neden bunların hepsi gerçek mutluluktan, yani sahip olduğumuz mutluluktan ziyade bir tür ölçüsüz, bir yerlerde var olan bir mutluluk üzerine ima olarak görünür bize? Neden? Yoksa siz buna benzer bir şey hissetmiyor musunuz?" "Bizim olmadığımız yer iyidir' atasözünü bilirsiniz," diye karşı çıktı Bazarov.
Sayfa 130·Kitabı okudu
"Başka ne yapabilirdim ki? Dolandırıcı bu herifler." Juan Tomas ağır ağır salladı başını. Ağabeydi o. Kino ondan öğüt bekliyordu. "Anlamak güç," dedi. "Ta beşikten mezara dolandırıldığımızı biliyoruz. Yine de yaşamayı sürdürüyoruz. Sen yalnızca inci alıcılarına meydan okumadın, bütün bir yapıya, bütün yaşam biçimine meydan okudun. Senin adına korkuyorum."
Sayfa 64·Kitabı okudu
Kino, içindeki öfkeyle kinin eridiğini, yerini korkuya bıraktığını duydu. Kendisi kesinlikle bilmiyordu ama bu doktor belki de biliyordu işin aslını. Ve kendi kesin bilgisizliğini bu adamın belki de işe yarayacak bilgisiyle aynı kefeye koymayı göze alamazdı. Halkının her zaman düştüğü tuzağa o da düşmüştü, demin kendi ağzıyla söylediği gibi kitapta yazılı oldukları söylenenlerin kitaplarda gerçekten olup olmadığını anlayana kadar da düşeceklerdi bu tür tuzaklara.
Sayfa 41·Kitabı okudu