Theia

Spoiler içeren inceleme
Puan vermedi·704 syf.··
2020 20. kitabı
İlk incelememi bu kitap üzerinden yapmam beni açıkçası gururlandırıyor. Zira içinde bireyin psikolojik çatışması, olayların birbirleri ile zincirli oluşu ve baş karakterimizin kitabı özelleştirmiş olduğu felsefesi ile keyifle okuduğum bir Dostoyevski klasiklerinden oldu. Romanın başlığının suç ve ceza oluşundan ötürü kitabı okumayan bir insan klasik bir olay örgüsü çıkarabilir fakat Dostoyevskinin kaleminden okuyunca suç kelimesine karşı farkındalık kazanıyorsunuz. Kitabın baş karakteri olan Raskolnikovda sevdiğim ayrıntı kesinlikle düşünce yapısı olmuştur. Benim Napolyon felsefesi dediğim ve Raskolnikovunda hayatını bu yönde çevrelediği düşünce ilk başta bana deli saçması gelse bile zamanla üzerinde düşündükçe ikilemde kalmamı sağlamıştır. Zira Raskolnikov sırf bu felsefesi uğruna tefeci kocakarıyı öldürerek, kendisinin bir bit olup olmadığı farkındalığına ulaşmıştır. Peki nedir Napolyon felsefesi? Benim bu adı takmamın başlıca nedeni, Raskolnikovunda Napolyon üzerinden örneklendirmiş olmasıdır. Raskolnikova göre insanlar ikiye ayrılır: Sıradan insanlar ve üst insanlar. Sıradan insanlar normal gündelik yaşamlarını sürdüren ve sürüye boyun eğen kimsedir. Üst insanlar ise baş kaldırandır, hakikati bilen kimsedir. Kitaptan küçük bir alıntı paylaşarak bu düşünceyi pekiştirebilirim: "Sorun şu, -dedi.- Bir gün kendime şöyle bir soru sordum: Eğer benim yerimde Napolyon olsaydı ve mesleki tırmanışına başlamak için önünde ne Taoulon, ne Mısır, ne Mont Blanck'dan geçiş gibi güzel ve anıtsal şeyler değil de gülünç, zavallı bir kocakarı, üstelik de sandığındaki paraları çalmak için (mesleki tırmanış için, anlıyorsun ya?) öldürülmesi gereken bir tefeci kocakarı bulunsaydı ve başkaca da hiçbir çıkış yolu olmasaydı, acaba ne yapardı? Böylesine anıtsal olmaktan uzak, üstelik de...
Felsefe
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,1bin okunma