Sessizliğin karanlık sularında , camdan bir fanusun içinde kalmış bir dalgıçtan farksızdım, beni dünyaya bağlayan iplerin tamamen kopmaya başladığını ve o sessiz derinlikten asla dünyaya çekilemeyeceğimi fark ediyordum.
Zira bu saygın beyefendi, en basit bahislerde dahi yenilmeyi bir tür hakaret olarak kabul eden o özgüvenli ve çok başarılı tiplerden biriydi ; hayat yolunda karşısına çıkanları yıkarak yükselmiş , elle tutulur zaferler elde ederek kibir kazanmış ve kendi kendini yaratmış bu beyefendi , herkesten daha üstün olduğuna körü körüne inanıyordu.