EMRE WOLF

-DİPNOT
Kendimi iyi hissetmek için başlattığım eyleme aylardır devam ediyorum. Yazmak… Geceleri satırlar arasında sabahlıyor, öğlen saatlerinde ise iş başı yapıp hayat akışıma devam ediyorum. Elbette bunca süreç içerisinde hüzünlendiğim, güldüğüm hatta belki kahkaha attığım hatta belki de bir anlığına da olsa yazma eylemimi ve neden yazdığımı unuttuğum anlarda olmuştur… Ancak elbet o his her zaman bir şekilde dönüp dolaşıp kapımı çalmayı başardı. Kendini hatırlatarak kalemi elime tutuşturdu her seferinde… İlk başlarda -evet- yalnızca kendimi iyi hissetmek için yaptığım bir eylemdi ancak sonrası… Buradan bir dünya yaratabileceğimi asla bilmiyordum ya da en azından o pencereyi göremiyordum. Yazdıklarımı gönderebileceğim bir posta kutusu olmadığı için birikenler bir kitaba dönüştü. Aylardır yalnızca kendimi iyi hissetmek için yaptığım eylem günün sonunda koca bir dünya koca bir evrenle karşıladı beni. -Okuma Zamanınız- geldiğinde belki kiminiz bu evreni Utopia, belki de kiminiz Dystopia diye tanımlayacak. Ben ise yalnızca yaratım sürecinde ki hissettiğim his ile tanımlayarak kapımı çalmaya her zaman devam etmesini umacağım... Konu her ne olursa olsun… Kötü hissettiğiniz zamanlarda, kendi içinizde yok olmayın. Tüm kötü hissinizi bir -yaratma- eylemine dönüştürün. Spor, resim, müzik, matematik ya da yazmak.. Her ne olursa… Mutlaka herkesin dokunabildiği bir yer vardır. İşte tüm o kötü hissinizle oraya dokunmaya başlayın. Kim bilir belki günün birinde bir Mozart, bir vanGogh, Shakespeare ya da Einstein olursunuz ancak -günün birinde- bunlar olmasa bile -günün sonunda- kesinlik çerçevesinde olacak bir şey var. -Aynada- farklı bir şey gördüğünüzün gerçekliği. -İyi hisseden biri…- Ya da… Tüm bunları boşverip, içip-içip sızıp ağlayın seçim elbette sizin… A bu arada GÜNAYDIN- E.W
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hòla! Uzun zaman olmuştu… 🖋️🐺
1000Kitap

EMRE WOLF

@Themrewolf
·
Gerçeğe Duyulan Arzu
İnsan; büyüdükçe, hayallerle beslenir, yalanlarla uyutulur, şefkatli kandırmacalarla, pembe rüyalarla zamanını öldürür. Ama içindeki Kurt, hep gerçeğin izini sürer ve her zaman kulağının dibinde fısıldar: “Gerçeği söyle! Gerçeği bil! Gerçeği yaşa!” Bu ses; kalbinin, karakterinin en derin mağaralarında yaşayan Kurtların sesidir aslında. Nietzsche’nin çelik gibi soğuk kahkahası, Jung’un karanlıkta yankılanan ayak sesleri, Herakleitos’un akan ırmağı, Mevlana’nın susarak söylediği hakikat, Shakespeare’in kelimelerin arasına gizlediği kanlı kristal. Hepsi farklı dillerde aynı şeyi fısıldar: “Acıtsa da, gerçek ol! Gerçeği iste!” Çünkü insan; gerçeği istediği gün personalarından arınır, kendi karakterini yaratır ve Ruhunu doğurur. Yalanlar, uykudur. Gerçek, uyanıştır. Yalanlar, seni sevilir gösterir. Gerçek, seni özgür kılar. Yalanlar, alkışlatır. Gerçek, yalnız bırakır – ama o yalnızlıkta Tanrıların yürüdüğü yolu yürürsün. Karakterlerini keşfeden kutsal ruhlar bilir ki:
1000Kitap
Gerçeğe Duyulan Arzu
İnsan; büyüdükçe, hayallerle beslenir, yalanlarla uyutulur, şefkatli kandırmacalarla, pembe rüyalarla zamanını öldürür. Ama içindeki Kurt, hep gerçeğin izini sürer ve her zaman kulağının dibinde fısıldar: “Gerçeği söyle! Gerçeği bil! Gerçeği yaşa!” Bu ses; kalbinin, karakterinin en derin mağaralarında yaşayan Kurtların sesidir aslında. Nietzsche’nin çelik gibi soğuk kahkahası, Jung’un karanlıkta yankılanan ayak sesleri, Herakleitos’un akan ırmağı, Mevlana’nın susarak söylediği hakikat, Shakespeare’in kelimelerin arasına gizlediği kanlı kristal. Hepsi farklı dillerde aynı şeyi fısıldar: “Acıtsa da, gerçek ol! Gerçeği iste!” Çünkü insan; gerçeği istediği gün personalarından arınır, kendi karakterini yaratır ve Ruhunu doğurur. Yalanlar, uykudur. Gerçek, uyanıştır. Yalanlar, seni sevilir gösterir. Gerçek, seni özgür kılar. Yalanlar, alkışlatır. Gerçek, yalnız bırakır – ama o yalnızlıkta Tanrıların yürüdüğü yolu yürürsün. Karakterlerini keşfeden kutsal ruhlar bilir ki:
1000Kitap
Mercia Kontesi` Lady Godiva 🖋️ Lady Godiva` hem sadakatin, hem başkaldırının, hem tutkunun, hem şefkatin hikayesidir! 11. yüzyılda İngiltere’nin Coventry halkı, uygulanan ağır vergiler dolayısıyla isyan içindeydi. Vergileri arttıran Lord Leofric’in eşi Lady Godiva halktan yana olur. Lord Leofric’i vergileri indirmesi yönünde ikna etmeye çalışır. Eşinin ısrarından rahatsız olan Lord Leofric, eşine asla kabul edemeyeceğini düşündüğü bir teklif yapar; Lady Godiva’nın at sırtında, sadece saçları ile örtünerek çıplak bir biçimde, Coventry sokaklarını boydan boya geçmesi koşuluyla vergi yükünü azaltacağını söyler. Lady Godiva’nın buna cesaret edemeyeceğine inanan Lord, eşinin baskılarını bu şekilde kıracağını düşünmüştür. Fakat, Lady Godiva atının üzerinde bu geçişi yapar! Bu durumu öğrenen halk, dükkanlarını kapatarak evlerine çekilir. Lady’nin onurunu korumak adına insanlar sokağa çıkmazlar, hiçbir pencerenin perdesi bile aralanmaz. Lady’nin bu cesur davranışı karşısında, ona duydukları derin saygıyı gözlerini kapatarak gösterirler. Onuruyla tanınan Lord Leofric ise eşine verdiği sözü tutmak zorunda kalarak vergileri indirir. O andan itibaren Lady Godiva’nın cesareti, kararlılığı, saflığı, tutkusu ve güzelliği pek çok sanatçıya ilham kaynağı olmuş, tarih boyunca çok sayıda farklı tarzlarda resmedilmiş ve heykellere konu olmuştur… 🖋️
Alıntı
Hayatının yazarı sensin! ve her gün yeni bir sayfa! 🖋️
Alıntı