Ayetlerde, kelimelerin aslının değiştirilmesinden bahsediliyor. Ayetleri doğru aktarmayıp, dillerini eğip bükerek aktardıkları anlatılıyor:
(Nisa, 46)
''Yahudilerin bir kısmı, kelimelerin aslını değiştirerek: "İşittik ve reddettik.", "Kulak vermeden dinleyin.", "Bizi güt." derler; dillerini eğip bükerek dinle alay ederler. Eğer onlar: "İşittik, itaat ettik.", "Bizi gözet." deselerdi bu onlar için daha hayırlı ve daha doğru olurdu. Ancak Allah, kâfir oldukları için onları lanetlemiştir. Artık pek azı hariç iman etmezler.''
(Bakara, 79)
''Yazıklar olsun o kimselere ki, kitabı elleriyle yazıyorlar; sonra da az bir kazanç elde etmek için "Bu Allah'ın katındandır." diyorlar. Yazıklar olsun onlara, elleriyle yazdıklarından dolayı. Yazıklar olsun onlara, kazandıklarından dolayı!"
Bu ayette "elleriyle yazıp ettikleri" ifadesini görüyoruz. Fakat anladığım kadarıyla, elleriyle yazıp Allah katından olmadığı hâlde "Bu Allah’tandır." demişler. Örneğin gelenekçi İslam anlayışında olduğu gibi... Nasıl hadis kitapları veya Risale-i Nur varsa, onlarda da Talmud var.
Bediüzzaman’ın savunduğuna göre, Risale-i Nur, Kur’an’ın indirildiği yerden yani Tanrı katından indirilmiştir. Ayette gördüğümüz gibi, Yahudiler de böyle bir kitap yazıp buna "Allah katından" demişler.
(Ali İmran, 93)
''Tevrat indirilmeden önce, İsrail’in kendisine haram kıldıkları hariç, bütün yiyecekler İsrailoğullarına helaldi. De ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, haydi Tevrat'ı getirip okuyun."
Kur’an’ın anlatımına göre, İsrailoğulları yiyecekler konusunda kendilerine haramlar kılmıştır.
Peki, Tevrat’ta bu geçiyor mu?
Bazı bölümlerde belirli yiyeceklerin neden yasaklandığına dair ipuçları vardır:
1. Levililer 11. bölüm – Temiz ve necis hayvanları listeler.
2. Tesniye 14. bölüm – Hangi hayvanların yenip