Benim pek öyle edebi cümlelerim yoktur. Bu da buradaki ilk incelemem olacak. Kalbime, ruhuma, yaşanmışlıklarıma bu kadar dokunan bir kitap hakkında kısa da olsa bir şeyler yazmak istedim.
Kitabın düzeni çok dikkat çekiciydi. Sağ tarafta erkek karakterin günlüğü varken sol tarafta kadın karakterin günlüğü var ve aynı günü yaşayan iki karakterin farklı bakış açıları ile yazdıklarını okuyoruz.
İki karakteri de okurken kendimden parçalar bulmam ve kendime söyleyemediğim gerçeklerin yüzüme çarpması dolayısıyla okurken beni duygusal olarak çok yorduğunu belirtmeliyim. Evet kısacık bir kitaptı ama birilerinin yaşanmışlıklarının, yaşanmamışlıklarının, kimsesizliklerinin, aşklarının, çaresizliklerinin ağırlığını taşıyor. Okuduktan sonra bu yükü bir de kalbinde taşımak zorunda kalıyor insan. Gözyaşlarımı tutamadığım çok oldu. Bazen kapattım kitabı sakinleşip öyle devam ettim. Kendi yasımı tuttum belki de bir yerde ya da başkalarının yasını. Benim için başyapıt niteliğindeydi. Ayfer Tunç ile daha önce tanışmalıydım. Geç kaldığımı düşünüyorum. Eğer okuma listenizdeyse onun büyülü kelime ve cümlelerinin olduğu kitaplarına şans vermelisiniz.
Umarım acılarınız bir gün hafifler ve çevrenizde sizi gerçekten seven insanlar olur hep. Kitaplarla kalın
<3