Emre U.

Emre U.
@Theulcay
İnstagram: theulcay - duslerkutuphanesi
5/10
·%57 (268/466 syf.)·
Kurgusal mantık hataları beni gerçekten bir noktadan sonra aşırı rahatsız etmeye başladı. O yüzden yarım bıraktım maalesef. Kurgu daha sağlam olsa idi çok daha güzel olabilecek bir kitaptı. Yazarın kalemi gayet akıcı ve güzel. O yüzden üzüldüm açıkçası :(
Vârislerin OyunuAdora Yağmur · İndigo Kitap · 20233,692 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·156 syf.··
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 13:12
Dünyanın bilinmeyen bir yerinde, renkleri ile insanı büyüleyen bir kiraz ağacının gölgesinde var olan bir kitapçı hayal edin, “SAKURA”. Bu kitapçıya herkes gidemiyor çünkü ziyaret edebilmeniz için seçilmeniz gerek. Kalbinizin en derinlerinde varlığını sürdüren bir sızı varsa eğer Sakura kitapçısına yolunuz düşmesi içten bile değil Bahar mevsiminde bir kiraz ağacının altında oturup satırların arasına daldığınız o an başlıyor tüm yolculuk. Kulağınıza çalınan bir “meow” sesinin peşinde düşerken buluyorsunuz kendinizi ve sonra nasıl var olduğunu bile anlamadığınız bu kitapçı karşılıyor sizi. Kapıdan içeri adım attığınız an esrarengiz bir kız ve sesine kulak verdiğiniz kedi Kobako sizi karşılıyor. Kızın anlattığı çoğu şeyi anlamasanız bile bir anda geçmişte yaralı kalan anların içinde kendinizi buluyorsunuz. Geçmişinizi yüzleşmek ve geleceğe umutla bakmak için bir şans veriyor bu gizemli kız size… Annesini kaybeden ve çocukluğunun karanlığından kurtulmakta zorlanan Mio, Alzheimer hastası ve eski bir makinist olan Shingo, Birbirleri ile olan bağları kopma noktasına gelmiş olan ikizler Kaho ve Shiho, Annesini hiç tanımamış babası ile yaşayan ancak ilişki kurmakta zorlanan Kozue… Birbirinden farklı hayatlar olmasına rağmen hepsinin ortak tek bir noktası var. Geçmişlerinin hayaletleri ile yüzleşmeleri ve Sakura kitapçısının onları çağırması Hani bazı hikayeler vardır. Kendisi kısacık olsa da insanda bıraktığı etki uzun olur. Bu kitap benim içim tam olarak bu noktaya yerleşti. Duygusal yoğunluğu, hayatı ve ilişkileri eşeleyen diyalogları, insanı düşünmeye iten kurgusu ile gerçekten muazzamdı. “Sakura kitapçısına gitsem ben nelerle karşılaşırım acaba?” diye düşündüm zaman zaman. Biraz nefes almak ve kendinize dönmek için bu kitaba bir şans verin derim
Sakura Mevsimi KitapçısıTakuya Asakura · Athica Yayınları · 2026114 okunma
Bazen Durmak Gerek!
10/10
·224 syf.··
2026 36. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 21:32
Yazarın kalemini ve kurgunun her bir detayını çok sevdim. Okurken insanı duygulandıran ve düşünmeye iten bir kurguydu. 2035 yılında humanoid robotların dünyaya yayıldığı ve bir çok işi yapmaya başladığı bir kurgu kısaca ama yazarın anlatımı bilim kurguya fakrlı bir açıdan bakmamı sağladı. Bir robotun ve insanların ortak bir duyguda buluşması beni fazlasıyla duygulandırdı Duygusal anlamda fazlasıyla yoğun bir eserdi. Hayata ve insanlara dair çok güzel anlatımları vardı yazarın. Çoğu zaman durmaya ve düşünmeye itti beni. Kendimi ve toplumu sorgulattı. Alt metni fazlasıyla dolu ve gerçekten bir çok ders çıkarılabilecek bir metindi Humanoid C-27’nin üretim amacı jokeyliktir. Kısa boyu, hafif malzemelerden yapılan bedeni ile atların hızlı koşmasını ve yarışların daha heyecanlı geçmesini sağlamaktadır. Ancak üretim sırasında yaşanan bir hata bu robotu farklı bir noktaya taşır çünkü 1000 kelimeden oluşan bir hafızası vardır. Geçirdiği bir kaza sonucu yolu Yeonjae ile kesişince kendine bir isim bulur. “Koli” Yeonjae ise annesi ve engelli ablası ile yaşamaktadır. Kitap boyunca her bir bireyin hayatını, Koli’nin atı Today’in yaşam mücadelesini okuyoruz. Bir robotun dünyaya bakışı, gençlerin hayatta kalma çabasını, bekar bir annenin çocukları için yaptığı fedakarlıkları, değişen çağ ile birlikte değişen yaşam şartları… Her bir sayfa insana farklı bir bakış sunuyor. Duygusal yanı ağır olan bir kitaptı benim açımdan. Kesinlikle okumalısınız
Binlerce MaviCheon Seon-Ran · Yuzu Kitap · 2025719 okunma
10/10
·504 syf.··
2026 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 22:39
Ölüm Habercisi serisinin ikinci kitabında ben bittim arkadaşlar. Kitabın kapattıktan sonra uzun bir süre kendime gelemedim Valentino ve Orion ikilisi uzun bir süre zihnimden silinmeyecek. Her aklıma geldiklerinde burnumun direği sızlıyor resmen Mateo ve Rufus ikilisinin çocukluğunu ve aileleri ile olan ilişkilerini bir kaç kısa bölümde okumak çok güzeldi Bu kitabın sevdiğim bir kısmı ise bir kaç farklı açıdan hikayeyi okumak ve tek kitapta birden fazla hayata ortak olmaktı. Serinin bu kitabında geçmişe gidiyoruz. Ölüm Habercisinin ilk doğduğu günde geçiyor hikayemiz. Joaquin Rosa hükümetin desteği ile kurduğu Ölüm Habercisi şirketinin insanlara tanıtılması için dünyanın dört bir yanında etkinlikler düzenlemektedir. Valentino, Arizonada ailesi ve ikiz kardeşi Scarlett ile yaşamaktadır. Modellik yapmak ve ailesinden uzaklaşıp kendine yeni bir hayat kurmak için NewYork’a taşınır. Orion, 11 Eylül saldırılarında ailesini kaybettikten sonra yakın arkadaşı Dalma ve onun ailesi ile NewYork’ta yaşamaktadır. Kronik kalp rahatsızlığı sebebi ile sürekli tetiktedir ve kalp nakli için sıra beklemektedir. Ve bu ikilinin yolları Ölüm Habercisinin NewYork’ta düzenlediği etkinlikte kesişir. Orion, Dalma’nın yüreklendirmesi ile tanışmak üzere Valentinon’nun yanına gider ve unutulmaz hikaye başlar… Saat gece yarısını gösterdiği an Valentino Ölüm Habercisinden telefon alır. Yeni bir oluşum olduğu için bir çok insan Ölüm Habercisine inanmıyordur. Saat gece yarısını vurduğunda ve ölüm haberleri bildirilmeye başladığı sırada Times meydanında silahlı saldırılar başlar. Bu saldırıdan kurtulan Valentino ve Orion ikilisi tüm günü birlikte geçirmek için yollara düşer. Orion ilk ve son gününde Valentino’ya NewYork’un gözde mekanlarını gezdirmeyi kendine görev edinir. Saatler ilerledikçe ve
Sonunda Ölecek İlk KişiAdam Silvera · Pegasus Yayınları · 2023152 okunma
10/10
·336 syf.··
2026 27. kitabı
Bu adamın kitapları her defasında beni hem şaşırtıyor hem de fazlasıyla duygulandırıyor. Her kitaptan sonra başka kitabını okumicam, yeter artık diyorum ama yine duramıyorum Mutlu sonları seven okurlar kesinlikle bu yazardan kitaplarından uzak dursun Gelirsek bu kitabımıza. Distopya, dram ve gençlik üçlüsü çok güzel harmanlanmış. Okurken keyifle okudum. Yer yer kahkalar, yer yer göz yaşları eşlik etti sayfalarca. Ama beklenen sona yinede kendimi hazırlayamadığımı son sayfaya gelince anladım. Mateo ve Rufus ikilisinin yolculuğu 24 saate sığmayacak kadar güzeldi. Keşke diyorum farklı bir son olsaydı… Biraz konusuna değinecek olursam. Ölüm Habercisi olarak bilinen bir kuruluş insanlara ölecekleri günü son an haber vermektedir. O gün içinde ne zaman ya da ne şekilde öleceğiniz ise bilinmemektedir. Son 24 saatinizi iyi değerlendirmek ya da oturup ölümü beklemek ise size kalmıştır. Mateo ve Rufus aynı gece ölüm habercisinden telefon alan ve öleceklerini öğrenen iki yabancıdır. Ancak hayat bu telefondan sonra yollarını kesiştirmeye karar verir. Mateo, biraz korkak, biraz çekingen ve bolca içine kapanık yaşan bir gençtir. Annesi doğumda ölmüş, babası ise yoğun bakımda hayat savaşı vermektedir. En yakın dostu Lidia dışında sosyal hayatı yoktur. Rufus ise bir kaç yok önce tüm ailesini bir kazada kaybettikten sonra koruyu aile ile yaşamaktadır. Sosyal, biraz agresif ama hayatı yaşamayı seven bir gençtir. Ve bu ikili öleceklerini öğrendikten sonra Son Arkadaş isimli uygulamada tanışır. Bu noktadan sonra olaylar gelişmeye başlar. Rufus, Mateo’yu saklandığı odasından çıkartır ve son saatlerini birlikte geçirmek için yollara düşerler. Sevdikleri ile vedalaşmaları, yapmak isteyip yapamadıkları, son arzuları ve korkularının üstüne gidişleri ile ilerliyor kitap. Serinin ilk
Ve Sonunda İkisi de ÖlürAdam Silvera · Pegasus Yayınları · 20194,085 okunma