Çocukken annesinin her haksızlığa sessiz kaldığını gören kız çocukları, büyüdüklerinde sadece kendi yaşadıkları için değil annelerinin sustukları içinde öfkeyle konuşurlar.
Sonra biri çıkar gelir hayatına ansızın... Gökyüzü maviye döner, denizler durulur, yağmurlar diner. Toprak yeniden canlanır, çiçekler yeniden gülümser güneşe. Ağaçlar en güzel elbiselerini giyer ve bir selam salar bütün kainat yalnızlığına...
Biri çıkar gelir hayatına ansızın... Plansız, hesapsız, yalansız. Yıkılır bütün duvarların. Serin bir rüzgar eser, alır gider bütün tozlarını uzaklara. Tuz buz olur prangaların, hasretin diner.
Ve biri çıkar gelir ansızın.... Özgürlük gibi...
Sen bakma benim yakındığıma. Tesadüflere sığmayacak denli uzun bir konuşma gerektirdiği için bana yapılanı affettiğimi söyleyememenin sıkıntısını vücudumdaki depremlerle yaşadım. En sonunda yine bir tesadüfle yolum, eski dostum edebiyatla kesişti de yanlış anlaşılmaları beraber törpüledik. Görüp de konuşmamanın acısını yok ettik. Peki ya sen, ince ruhlu olmak istemez misin ey okuyucu! Dilediğin kadar an'ı yaşamanın peşinde ol. Hayat seni bir gün bir yerinden yakalayıp binlercesi yazılmış bu romanlardan birine fırlatacak ve "Anla!" diyecek. Bacaklarının seni kaçıracak kadar hızlı olduğunu düşünüyorsan bir de kitapların ne denli inatçı olduğunu düşün.