Mücadele devam ediyor!
Carlos Barberena'nın Nikaragua'da emperyalist işgale karşı savaşan gerilla kadınlar ve hakları için hâlâ savaşmaya devam eden bütün kadınlara adadığı eseri.
Kadın araştırmalarının üniversitelerde ders olarak okutulmasına öncülük eden kadınlar, yurttaşlık hakları mücadelelerinde, gey hakları alanında ve feminist hareketin ilk dönemlerinde rol almış radikal aktivistlerdi.
Sınıf farklılığına ilişkin tartışmalar, çağdaş feminizmin ilk dönemlerinde, ırk tartışmalarının öncesinde yürütülmüştü. 1970'lerin ortası gibi erken bir tarihte Diana Press, Class and Feminism [Sınıf ve Feminizm] başlıklı derlemesinde kadınlar arasındaki sınıf bölünmesine dair devrimci görüşler yayımlamıştı.
Kimsenin kimseye hükmetmediği bir dünyada yaşadığımızı düşünün. Kadınlarla erkeklerin birbirine benzemediği ve hatta daima eşit de olmadığı; ama ilişkilerimizi şekillendiren yaşam felsefesinin karşılıklılık esası üzerine inşa edildiği bir dünyada yaşadığımızı düşünün.
Herbirimizin kendimiz olabildiğimiz bir dünyada, barış ve olanaklar dünyasında yaşadığımızı düşünün. Feminist devrim tek başına böyle bir dünya yaratmaz; ırkçılığı, sınıf elitizmini ve emperyalizmi de sona erdirmemiz gerekir. Fakat feminizm, kendini tümüyle gerçekleştirmiş kadın ve erkekler olarak özlediğimiz toplumu yaratabilmemizi mümkün kılacaktır, özgürlük ve adalet hayallerimizi gerçekleştirebileceğimiz, hepimizin "eşit yaratıldığımız" hakikatini hayata geçirebileceğimiz bir toplumda hep beraber yaşayabilmemizi sağlayacaktır.