Simge

Simge
@Thimbletack
var olmanın sonuna kadar koşmalı ağaçla tanrının buluşma yerine varmalı.
-daha özgür bir dünya için-
8/10
·288 syf.·
2022 15. kitabı
Türkiye'de transseksüller üzerine yapılmış az sayıdaki çalışmadan biri. Bu bakımdan önemli veriler içeren, kaynak olarak kullanılabilecek bir eser. 11 kişiyle yapılan bir röportaj derlemesi diyebiliriz aslında. Transseksüllerin; kimliklerinden dolayı yaşadıkları baskıyı, dışlanmayı, toplumun kabullenemeyişini, ataerkinin bitmez tükenmez yok etme çabasına karşı verdikleri mücadeleleri onlardan birebir okumak, deneyimlerine yakından tanık olmak anlamına geliyor. Bu bakımdan da daha güvenilir ve gerçekçi bir bakış açısı sunuyor. İki nokta var puan kırdığım; birincisi, görüşme sonrası analizleri görüşmecilerle yaptığı röportajlardan önce vermesi. Bu çıkarımların sonuç bölümünde olması daha iyi olabilirdi. İkinci nokta ise, görüşmecilerin konuşmalarında ufak düzeltmeler yapılması gerekirdi bence, gereksiz tekrarlar çıkarılabilir, cümleler daha anlaşılır hâle getirilebilirdi. Ama yazar konuşmalara tam anlamıyla sadık kalabilmek için aslını bozmak istememiş olabilir, buna da saygı duymak gerekir. Ancak ana fikir yeterince verilmiş ve bu konuda anlamlı, tutarlı bir çalışma olmuş kesinlikle. Bunların dışında transseksüllerin yaşadıkları zorlukları bir düzeyde de olsa anlamak, toplumsal normların bireylere ne tür zararlar verdiğinin farkına varmak için okunmalı diye düşünüyorum. Not: Bu görüşmelerle birlikte toplumun ikiyüzlülüğüne bir kez daha tanık oluyoruz. Not: Sadece kısaca düşüncelerimi belirttiğim bir yazı oldu, çok uzun ve ayrıntılı bir inceleme yapmak istemedim. Çünkü bu kitap üzerine yazılmış çok daha kapsamlı, kesinlikle okunmaya değer bir inceleme bulunuyor: #43946977 Daha renkli, daha özgür, yaşanılır bir dünya için herkesin üstüne düşeni, elinden geldiğince yapması dileğiyle.
İnsan ve Toplum
LubunyaSelin Berghan · Metis Yayıncılık · 200723 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ela Gözlü Pars Celile
Puan vermedi·416 syf.·
2022 8. kitabı
Nazım Hikmet Ran 'ın annesi, Yahya Kemal Beyatlı 'nın sevgilisi. Osmanlı'nın ilk kadın nü ressamı... Sıradışı bir aile, sıradışı bir devir, sıradışı olaylar ve sıradışı bir hayat. Ve bu hayatın başrolü Celile. Celile, hem kendi seçimleriyle sahip olduğu hem de kendi seçmediği bütün özellikleriyle hep çok konuşulan, hayran olunan, saygı duyulan bir kadındır. Hem anne hem baba tarafından Osmanlı'ya yön vermiş ünlü iki paşa dedeye ve halihazırda sarayda görev yapan bir paşa babaya sahiptir. Yani Osmanlı'nın en seçkin ailelerinden birine. Babası; Polonya kökenli devlet adamı, dil uzmanı, eğitimci Hasan Enver Paşa, ünlü Borzecki Paşanın oğludur. Annesi Leyla Hanım da bir Osmanlı generali olan Alman kökenli Ludwig Detroit'in kızıdır. Celile bu soylu köklerinin rüzgarını her daim arkasında hisseder. Fransız mürebbiyelerle büyümüş,  dönemin en iyi okullarında eğitim görmüş, müzik ve sanatla iç içe çocukluk ve gençlik yaşamıştır Celile. Eşi Hikmet de Mersin, Kayseri, Konya, Halep gibi şehirlerde mutasarrıflık yapmış olan her daim devletin önemli kademelerinde görevli Mehmet Nazım Paşa'nın oğludur. Celile, Hikmet ile evlendiği günün gecesi anlamıştır aslında ona hiç aşık olmadığını ve olmayacağını. Hikmet çoğunlukla babasının makamından yararlanır, kendi çabasına başvurmaz, cesaret isteyen hemen her işten uzak duran biridir. Oysa Celile gözü kara, girişken, cesur ve güçlü bir kadındır. Duygularını derinden yaşamayı tercih eder, gerektiğindeyse mantığını koyar devreye. Hikmet onun için fazla korkak, hayatın heyecanlarından fazla uzaktır. Evliliklerinin ilk yıllarında birkaç kez ayrılmayı düşünürler fakat ailelerinin de etkisiyle vazgeçer, erteler de ertelerler. 1902 yılında Selanik'te bir çocukları olur ve
Edebiyat
CelileOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20166,8bin okunma
'Sanık' sız Duruşma..
Puan vermedi·78 syf.·
2020 37. kitabı
Canistan, İkinci Meşrutiyet ve Milli Mücadele döneminde Manisa köylerinde yaşanan bir takım olayları ve kahramanları ortak bir noktada buluşturacak şekilde bölümlere ayrılarak yazılmış bir roman. Yusuf Atılgan bu romanı Duruşma, Yargıç, Tanık, Sanık olmak üzere dört bölümden oluşacak şekilde yazmayı tasarlamış, ancak son bölümü (Sanık) yazamadan vefat etmiş. Şimdi romanın içeriğine bakalım; Duruşma, sebebi eskiye dayanan, Selim'in bir ihanet olarak gördüğü olayın hesaplaşmasının geçtiği bölüm. Selim bu hesaplaşmayı görmekte kararlıdır. Yıllar önce terk ettiği köyüne gelir ve çocukluk arkadaşı Ali'nin evini basar, Ali'yi yaralar. Kendince hesabı gördüğünü düşünür ve gider. Yargıç, Selim'in, kendisine ihanet edildiğini düşünüp köyünü terk etmesinden, tasarladığı hesap günü için köye geri döndüğü zamana dek başından geçenlerin anlatıldığı bölüm. Tanık, Ali'nin evini bastığı sırada, Selim'e eşlik eden arkadaşı Kadir'in adından da anlaşılacağı gibi olaya tanık olması dolayısıyla başından geçenlerin anlatıldığı bölümdür. Sanık bölümünün yazılamamış olduğunu belirtmiştik. Bu nedenle Selim'in evini bastığı zamana dek Ali'nin yaşadıklarını öğrenemiyoruz, ve tabii Selim'in kendisine ihanet edildiğini düşünüp köyü terk etmesi konusunda Ali'nin düşündüklerini de.. Kitap için vereceğim bilgiler ve düşüncelerim bunlardı, keyifli okumalar.. :)
Edebiyat
CanistanYusuf Atılgan · Yapı Kredi Yayınları · 20175,2bin okunma
Puan vermedi·136 syf.·
2019 9. kitabı
Cengiz Aytmatov'un eşsiz anlatımıyla yine muhteşem bir kitap... Konusu, bir ananın ölüleri anma gününde Toprak Ana dediği tarlasına gelip savaş günlerini hatırlamasıdır. Devletlerin birbirinden üstün olma çabası yüzünden çıkıyor savaş, ama bu savaşta Stalin ve Hitler değil suçsuz insanlar acı çekiyor.Her aileden küçük büyük demeden erkekler askere alınıyor ve her şey kadınlara kalıyor.İşler arttıkça kadınlar çalışmaktan harap oluyor, çocuklar açlıktan ağlıyorlar.Her aile ayrı bir acı yaşıyor. Bu kitabı okuyunca "2. Dünya Savaşı" deyip geçtiğimiz şeyin aslında acı bir yaşanmışlık olduğunu anlıyoruz...
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202278bin okunma
Puan vermedi·176 syf.·
2019 27. kitabı
Normalde kişisel gelişim kitapları bana samimi gelmez.Ezber cümleler gibi olduğunu düşündüğüm için pek okumam. Üstün Dökmen' in kitabı olması bir an içimde okuma hissi uyandırdı ve okudum. Iyi ki okumuşum diyorum şu an, çünkü diğer kişisel gelişim kitaplarından daha farklı bir şekilde etkiledi beni.Bence yararlı bir kitap olur okuyanlar için.Gerçek hayata aktarabileceğimiz türden mantıklı düşünceler içeriyor.
Küçük ŞeylerÜstün Dökmen · Sistem Yayıncılık · 20077,1bin okunma