Transseksüel Kimlik ve Beden

Lubunya

Selin Berghan
Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
288
Basım Tarihi:
Şubat 2007
Yayınevi:
Metis Yayıncılık
ISBN:
9789753425698
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

-daha özgür bir dünya için-
8/10
·288 syf.·
2022 15. kitabı
Türkiye'de transseksüller üzerine yapılmış az sayıdaki çalışmadan biri. Bu bakımdan önemli veriler içeren, kaynak olarak kullanılabilecek bir eser. 11 kişiyle yapılan bir röportaj derlemesi diyebiliriz aslında. Transseksüllerin; kimliklerinden dolayı yaşadıkları baskıyı, dışlanmayı, toplumun kabullenemeyişini, ataerkinin bitmez tükenmez yok etme çabasına karşı verdikleri mücadeleleri onlardan birebir okumak, deneyimlerine yakından tanık olmak anlamına geliyor. Bu bakımdan da daha güvenilir ve gerçekçi bir bakış açısı sunuyor. İki nokta var puan kırdığım; birincisi, görüşme sonrası analizleri görüşmecilerle yaptığı röportajlardan önce vermesi. Bu çıkarımların sonuç bölümünde olması daha iyi olabilirdi. İkinci nokta ise, görüşmecilerin konuşmalarında ufak düzeltmeler yapılması gerekirdi bence, gereksiz tekrarlar çıkarılabilir, cümleler daha anlaşılır hâle getirilebilirdi. Ama yazar konuşmalara tam anlamıyla sadık kalabilmek için aslını bozmak istememiş olabilir, buna da saygı duymak gerekir. Ancak ana fikir yeterince verilmiş ve bu konuda anlamlı, tutarlı bir çalışma olmuş kesinlikle. Bunların dışında transseksüllerin yaşadıkları zorlukları bir düzeyde de olsa anlamak, toplumsal normların bireylere ne tür zararlar verdiğinin farkına varmak için okunmalı diye düşünüyorum. Not: Bu görüşmelerle birlikte toplumun ikiyüzlülüğüne bir kez daha tanık oluyoruz. Not: Sadece kısaca düşüncelerimi belirttiğim bir yazı oldu, çok uzun ve ayrıntılı bir inceleme yapmak istemedim. Çünkü bu kitap üzerine yazılmış çok daha kapsamlı, kesinlikle okunmaya değer bir inceleme bulunuyor: #43946977 Daha renkli, daha özgür, yaşanılır bir dünya için herkesin üstüne düşeni, elinden geldiğince yapması dileğiyle.
İnsan ve Toplum
LubunyaSelin Berghan · Metis Yayıncılık · 200723 okunma
Gökkuşağının tüm renklerine ihtiyacımız var.
9/10
·288 syf.··
2019 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2019 02:17
Lubunya, yazarımızın çeşitli transseksüel bireylerle yapmış olduğu çeşitli karşılıklı konuşmalardan oluşan, bilimsel açıdan mühim, sosyolojik bir belge niteliği taşıyan nadide bir eser bana göre. Bir toplumdaki yasalar ve düzen asla çoğunluğu dikkate alarak kurulmamalıdır. Bir toplumu oluşturan şey yalnızca çoğunluk değildir, aynı zamanda azınlık da toplumun en az çoğunluk kadar önemli bir kısmını oluşturur. Peki neye göre bazı insanlara azınlık diyoruz da bazılarına çoğunluk? Bir toplumda azınlık olarak anılan kesim normal dediğimiz çoğunluğun dışında kalan kesimdir, bu dışta kalma durumu sosyolojik olarak bir sorun olmasının yanında felsefi olarak da büyük bir önem arz eder. Toplumda dini görüşü, ideolojiksel yönelimleri, cinsel yönelim ve kimlikleri, ırkı farklı olan insanlar genellikle ana toplum dediğimiz çoğunluk tarafından dışlanırlar. Bu dışlanmanın ana sebebi olarak şu da belirtilebilir: Çoğunluk, kendisini toplumun tamamı, bütünü saymaktadır ve azınlık kısmının aslında hiçbir zaman asıl topluma dahil olmadığını, olamayacağını kabul etmektedir. Bu büyük bir yanılgıdır. Şayet toplum yalnızca tek cins, çoğunluk olan insanlardan oluşsaydı, o oluşuma toplum adını veremezdik. Aslında toplum demek bir yandan da farklılık demektir. Farklı bireylerin bir araya gelip bir ana bütünü oluşturmalarıdır. Ama günümüzde bu farklılıklar adeta kanserli bir hücre olarak kabul edilmekte ve toplumdan kesilip atılmaya uğraşılmaktadır. Ama çoğunluk bu kesilip atılmaya çalışılan parçanın en hayati parçalardan biri olduğunun günümüzde ne yazık ki farkında bile değildir. Kendimize toplum diyebiliyorsak her türlü farklılığı kabul etmişiz demektir bana göre. Çünkü asıl toplum kavramı buna dayanır. Gökkuşağı gibiyizdir aslında, her türlü renk olmalıdır ki en parlak şeye, en umut verici
LubunyaSelin Berghan · Metis Yayıncılık · 200723 okunma
Hayata İsyan Sebebi Kitaplar;005
8/10
·288 syf.··
2019 66. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2019 03:43
Bu kitabı bitirirken ben de bittim valla. Gündüz kitabımdı, okuduktan sonra başıma ağrılar girdiğini ve sonrası yatmak istediğimi fark edince , yatmadan önce kitabı yaptım. Tüm hikayeler gerçek çünkü, tüm acılar, tüm yaşananlar. Özellikle bir söyleşinin başlığı içimi dağladı ''... 2005'te müşterisi tarafından öldürüldü.'' diye. Ne bileyim, Pınar'ın her şeye rağmen o gücü, o kendine güveni, iki çocuğunu anne olması, Ayşe'nin hem kürt kimliği hem de trans kimliği ile neler başardığını okumak, içime dokundu. Hepsinin ortak noktası kendileri olmaya Ankara'da başlamaları, bu beni daha çok yakaladı çünkü ben de 'kendim olmayı' Ankara'da başarmıştım. Bazan sayfalara bağırmak geldi çimden, 'canım o dediğin öyle olmuyor yalnız, ay hala mı erillik kutsal, ne demek ben trans değilim kadınım demek ya, ay ne çekti bu gayler sizden.' diye ama kitap 2003'te yazıldı, -daha doğrusu tez.- dolayısıyla tanımlar, tanımlamaların yanlışlığı pek batmamaya başladı. İnsanın kendini anlatması çok zor, bu kadınlar kendilerini anlayıp bir de çok güzel anlatmışlar. Aynı zamanda, ah nasıl iki yüzlü bir toplum olduğumuz da tokat gibi suratımızda. Yatakta kadın olup sokakta ''aa top' demek ne demek ya. Sussana geri zekalı. Çok mu değerli ki düşüncelerin insanların üstüne salıyorsun? Devletin her kesimine, topluma, ailelerine ve hatta arkadaş çevrelerine karşı savaşmak zorunda olan bir grup, onları anlamak için çok iyi bir baş ucu kitabı. Bir kere daha; Farklılıklar bizi güzel yapan, renklerden korkmayalım. Youtube ; youtube.com/channel/UCbg_... Spotify ; open.spotify.com/show/2u0H87r... Soundcloud ; soundcloud.com/birkitapbinhayat
LubunyaSelin Berghan · Metis Yayıncılık · 200723 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Selin BerghanYazar · 1 kitap
Lisans ve yüksek lisans öğrenimini Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde tamamladı. Halen Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde doktora öğrenimine devam etmektedir. İlgilendiği alanlar, dezavantajlı gruplar, toplumsal cinsiyet, çocuk hakları, sivil toplum, sanat sosyolojisi ve suç sosyolojisidir. Bu çalışma, Lubunya: Ataerkilliğin Yeniden Üretilmesi ve Dönüştürülmesinde Transseksüel Kimlik ve Beden isimli yüksek lisans tezinden (2003-04) hareketle hazırlanmıştır.