Simge

Simge
@Thimbletack
var olmanın sonuna kadar koşmalı ağaçla tanrının buluşma yerine varmalı.
Burjuva düşünürlerin bizleri inandırmaya çalıştıklarının aksine Marx (diğer tüm sosyalist devrimciler gibi) şiddete karşıydı. Fakat, toplumun çoğunluğunu oluşturan işçi sınıfına ufacık kapitalist azınlık tarafından her gün uygulanan şiddete, bu durumu düzeltmek için gerekebilecek olan şiddetten çok daha fazla karşıydı. Marx'a göre her zaman için devrimdeki şiddetin gerçek derecesini belirleyen şey, status quo'nun taraftarlarının onu korumak için seçtikleri yoldur. Devrimlerin kan gölüne dönüştüğü yerlerde, bu genelde karşıdevrimcilerin işiydi: 1848 ve 1871 Fransa; bizim yüzyılımızdansa 1927 Şili, 1933 sonrası Almanya, 1939 sonrası İspanya, 1965 sonrası Endonezya ve 1972 Şili.
Sayfa 147
Siyaset
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İlk olarak kesinkes kavranması gereken şudur: Marx'a göre kapitalizmi komünizm takip edebilir, zira komünizmin tohumları hali hazırda kapitalist toplum içinde mevcuttur. Bundan dolayı, komünizmin olası olduğuna Marx'ı inandıranın ne olduğunu bulmak için onun kapitalizm analizini incelemek gereklidir. İkincisi, Marx'ın komünizm öngörüsünün unsurları birbirlerine bağlıdır; hiçbiri diğerleri olmadan var olamaz ya da doğru bir şekilde tahayyül edilemez. Bu sebeple, sadece bu unsurları birbirlerine bağlayan sistemli bir yorum, ciddi çarpıtmaların önüne geçebilir.
Sayfa 144
Siyaset
Marx’ın en büyük ilgi alanını oluşturan toplumsal kategori, sınıftır. Sınıf, hem yabancılaşmış toplumsal ilişkilerin ürünüdür; hem de bu yabancılaşmış ilişkileri doğuran dinamiğe yol açan unsurlardan biridir. Çıkarları için mücadele eden sınıflar, Marx'ın analizindeki insani öznedir. Marx'ın insan doğası anlayışı dahilinde, sınıf dışındaki insanlığın başka herhangi bir alt bölümü aynı etkiyi yaratamaz.
Sayfa 133
Siyaset
Marx, insanı ele almaya kapitalist toplumdan başlar. Bu sebeple yabancılaşma kuramı, Marx'ın genel anlamdaki insan doğası anlayışıyla kapitalizmdeki özel koşullar arasında geçiş yapmayı sağlar. Marx, "güç", "ihtiyaçlar", "el koyma", "eylem", "doğa", "toplum", "tür" ve "özgürlük" gibi kavramları kullanarak, doğa ve toplumu insanlıkla kaynaştırır. Bu kavramlar artık insan doğası anlayışının bir parçasıdır. Yabancılaşma kuramının vurguladığı nokta, bahsi geçen unsurların insan doğasından ayrılması ve olduklarından farklı şeylermiş gibi görünmeleridir.
Sayfa 131
Siyaset
İçsel ilişkiler felsefesinde doğruluk, sistem kavramına bağlanmıştır. ifadeler, gerçek dünyanın karmaşıklığını ne derece ve ne kadar ayrıntılı yansıttıklarına bağlı olarak az ya da çok doğrudurlar. Bu sebeple Marksizmin doğru olup olmadığını yargılamanın kıstası, kapitalist gerçeklikle örtüşmesinin ötesine geçer; bütüncül bir yorum olarak onun eksiksizliğine ve tutarlılığına dayanır. Yine aynı sebepten dolayı tuhaf istisnalara odaklanarak Marx'ın yanlış olduğunu gösteren deliller anlamsızdır ve/veya önemsizdir.
Sayfa 127
Siyaset