Simge

Simge
@Thimbletack
var olmanın sonuna kadar koşmalı ağaçla tanrının buluşma yerine varmalı.
Komünizmde insanlar arasında dini ayrımlar artık varlığını sürdüremez, çünkü bütün mistik inanışlar ortadan kalkmıştır. Batıl inançlar yerini bilime; bireysel korku ve zayıflıklar da yerini toplumun gücüne bırakmıştır. Bundan böyle Marx'ın deyişiyle "dinin büyüsü" diye bir şey kalmamıştır. (…) Din artık mesele edilecek bir şey olmaktan çıkmıştır. İnsanlar dini ne savunurlar, ne de dine karşı çıkarlar; ona karşı kayıtsızdırlar.
Sayfa 83 - "Gotha Programının Eleştirisi", Seçme Yazılar ll, s. 22.
Siyaset
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Marx, komünist halkın sanatsal uğraşılarında ulusal sınırlamalara tabi olmadığını anlatır; ki o dönemde herkes sanatın bir çeşidiyle meşguldür. Kendi yerelinin sunduğu deneyimle, lezzetlerle ve araçlarla artık kısıtlı olmayan bireyler, duygu ve düşüncelerini evrensel bir tarzda ifade edebilirler. Eğer sanat kendisini göreneğin kısıtlayıcı etkisinden kurtarabiliyorsa, maddi üretim ve aslında insanların yaptığı her şey de bunu başarabilir; yeter ki milli bağların ve milliyetçiliğin getirdiği kısıtlamalar bir kez kaldırılsın.
Sayfa 82
Siyaset
Komünizmde tek üretici örgütlenme vardır; o da ekonomik verimlilik için zaruridir. İnsanlar arası işbirliği, üretici örgütlenmeyi bu şekilde asgaride tutmayı başaracak seviyeye yükselmişse, yaşamın çalışma dışı alanlarında bu asgarinin dahi yok olacağını tahmin edebiliriz. Bir liste çıkarırsak; askerlerin, polislerin, cellatların, milletvekillerinin ve yargıçların her birinin "uygun toplumsal koşullar altında" aynı derecede lüzumsuz olduğunu öğreniriz.* Zor kullanmanın gerekli olmadığı bir ortamda zoru uygulayan kurumsal araçlar da tasfiye edilebilecektir.**
Sayfa 75 - *Kapital, lll. Cilt, s.799 **Kutsal Aile s.288
Siyaset
Komünizmde bütün mallar günümüzde suyun olduğu kadar boldur. Sadece böyle bir temelde insanlar o an kullandıkları şeyleri toplumsal nesneler, yani herkes tarafından herkes için üretilen ürünler olarak görebilirler. Bundan sonra "benim", "senin" ve "onun" yoktur; sadece "bizim" vardır.
Sayfa 69
Siyaset
Temel olarak özel mülkiyet her zaman, maddi kaynakların yetersizliğine dayanır. Bu durum, önceki dönemlerde olduğu kadar, proletarya diktatörlüğünde de geçerlidir. Bir ya da birkaç kişinin sahip olduğunu çoğunluk elde edemez; bunun en basit nedeni, bu az sayıda kişinin sahip olduğu şeylerin tüm topluma dağıtılmasına yetecek miktarda olmamasıdır; talep, arzı aşar. Bu koşullarda mal sahipleri, özel mülkiyet anlayışını ve devletin zor gücünü kendi konumlarını güçlendirmek için kullanırlar. Bu mallara sahip olmayanlar ise, dilenmekten devrime kadar kullanabilecekleri tüm yöntemlerle bu mallar üzerine mücadeleye girerler.
Sayfa 68
1000Kitap