İhtiyar nine gece masal söyleyince,
Rüzgār çıkıp kapıyı bacayı dövünce,
Kurt keçinin şengülünü yiyince,
Ben dönüp bir daha çocuk olaydım,
Bir gül açıp ondan sonra solaydım.
Haydar Baba, köyün güneşi batınca,
Çocukların akşamlığını yiyip yatınca,
Ay buluttan çıkıp, göz kırpınca,
Bizden de bir sen onlara kıssa de,
Kıssamızda çokça gam ve gusse de!
Tatlı Çeşme taşla kumla dolmasın,
Bahçeleri sararmasın solmasın,
Ordan geçen atlı susuz olmasın,
De ki çeşme hayrın olsun akarsan,
Ufuklara humar humar bakarsan.
Hazan yeli yaprakları dökünce,
Bulut dağdan inip köye çökünce,
Şeyhelislām güzel sesini yükseltince,
Hasretli söz yüreklere değerdi,
Ağaçlar da Allah'a baş eğerdi.
Gözyaşına bakan olsa kan akmaz,
İnsan olan hançer beline takmaz,
Ama yazık kör tuttuğunu bırakmaz,
Cennetimiz cehennem olmaktadır,
Zilhiccemiz muharrem olmaktadır.