Oktay Aydoğan

Oktay Aydoğan
@Thoraq
Çoktan devrilecektim, gövdemdeki şu kuş yuvaları olmasa...
İzmir
Dersim/Pulur, 4 Nisan
286 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
Çok hoş bir insandır annem. Arkadaşları gibi o da her olayı mutfak zamanlamasına göre anlatır: "Tam fasulyemi ayıklayıp soğanımı soymayı bitirmiştim, tencereye koyacaktım ki sokaktan bir gürültü geldiğini duydum." O sırada, iki kişinin ölümüyle biten bir trafik kazasından söz etmektedir ama sizin bunu anlamanız biraz zaman alır. "Sabah kalktım, Geceden ıslattığım barbunyayı süzeyim de kara suyu çuksın, diye mutfağa gidiyordum ki tam o strada askerler koşarak bizim sokağa daldı." Annemin arkadaşları da böyle konuşur. Eminim insanoğlunun aya ilk olarak ayak bastığı saniyeyi bile, tencerede soğan öldürmeyle birleştirerek anlatır bunlar. Ve yaptıkları yemekten birinci tekil kişi mülkiyetiyle söz açarlar: Etim, fasulyem, barbunyam, soğanım, pırasam, kıymam, böreğim... Ama dediğim gibi annem iyi insandır.
Sayfa 79 - DK·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
...kendi kendine acıma denilen çürütücü, yok edici, gözden düşürücü, aşağılayıcı duyguya kapılıp gidiyordu.
Sayfa 42 - DK·Kitabı okudu
Sadece bir kez bakmıştı ona, bir tek kez bakmıştı -bir göle bakar gibi- ve gözlerinde dip akıntıların ışıltılarını yakalamıştı.
Sayfa 41 - DK·Kitabı okudu
Konuşmak, canlı yaratıklar arasındaki en etkisiz iletişim aracı. Dil yalan söylüyor, olanları çarpıtıyor, insanlığın hiç bıkıp usanmadığı klişeleri tekrarlıyor. Bu yüzden, insanları dinlemek onları anlamak için yeterli degil.
Sayfa 29 - DK·Kitabı okudu
Bana doğru gelen hiçbir şey yoktur ki yanlış gibi de gelmesin. -Montaigne
Sayfa 7 - DK·Kitabı okudu