Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nikolay Gogol tanıştığım en cömert korku yazarı oldu. Kitaptaki üç öyküsünde de, korku yazarlarının çoğundan alışık olduğumuz betimleme odaklı gizemi bir kenara bırakıp, yalnızca olay odaklı bir gizem yaratmayı tercih etmiş. Bu da betimlemelerinin olabildiğince açık ve korkunç olmasına sebep oluyor. Okuyucuya sadece hissettirmeyi değil, net bir şekilde görselleştirmeyi de hedefliyor. Ve bunu da ziyadesiyle başarıyor. Öyle ki Viy, okunduktan sonra zihinde bolca çarpık beden, bolca sürreal manzara bırakıyor.
Ayrıca yazarın cümleleri uzun süredir rastlamadığım kadar akışkan. Sebebi orijinal dilin İngilizce olmadığı, sokak ağzının bol olduğu bir eseri sık tatmıyor olmam olabilir. Fakat cümleler şiirsel bir agresiflik ile akıp gidiyor. Son ve en uzunu olan "Korkunç Bir İntikam" öyküsünün bölümlerinin sık ve kısa olması da bu akışkanlığı arttırıyor.
Özellikle folk-horror severler için değişilmez bir kitap olacaktır. Diğer eserlerini de almak için ilk öyküsünden karar kılmıştım.
Kitabın ana ve başlangıç hikayesi olan Uykulu Kuytu Söylencesi'ni ne yazık ki beğenemedin. Tim Burton imzalı sinema filmini ve kahvaltılarımı şenlendiren dizisine bayılmam işi iyice zora sokmuş olabilir.
40 sayfalık öykünün ilk 30 sayfası durmak bilmeyen betimlemelerle sürüyor. Adeta Sleepy Hollow belediyesi tarafından yazılmış bir muhit tanıtım rehberi gibi. Farklı varyasyonlarıyla günümüze kadar gelen öykü ise son 10 sayfada, şöyle bir mırıldanılıp son buluyor.
Fakat ilk öykünün işkencesinin ardından kitap açılıp derin bir nefes almama sebep verdi. Yer yer Poe'yu da hatırlatan, metaforlara sığınmayan kısa öykülerle tadımı yerine getirdi. Yazarın tarihten yararlanarak efsaneler yaratıyor olması da oturmuş tarzından keyif almamı sağladı.