Furkan Doğan

3/10
·232 syf.··
2020 11. kitabı
·
66 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2020 20:03
Galiba satın aldığım kitaplar ile gelen bir promosyon ürünüydü ve kısa olması nedeniyle hızlıca göz atıp bitirmek istedim. Fakat 232 sayfa bir türlü bitmek bilmedi. Bir kitap ne kadar klişe olabilirse o kadar klişe, tasvirler, betimlemeler ne kadar yüzeysel olabilirse o kadar yüzeysel. Fakat garip huyum nedeniyle başladığım bir şeyi bitirmezsem içim rahat etmiyor ne yazık ki. Bu nedenle kendimi iyi niyetimin ve kötü bir kitabın kurbanı olarak görüyorum. Böylesine kötü olması nedeniyle de tek bir olaya bile etkisi olmayan, vampirler tarafından korunup kollanan güzel kızın, bön bön izlediği bu hikayeyi bu paragrafın ardından unutmak istiyorum. Şeytan görsün yüzünü.
AmarantRachael Wade · Amarant · 201482 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Furkan Doğan

, bir kitap okudu
3/10
·232 syf.··
66 günde okudu
·
2020 11. kitabı
Rachael Wade
6/10 · 82 okunma
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2020 02:06
"İnsan uygarlığı ne kadar egzotik hale gelirse gelsin, hayat ve toplum ne kadar gelişirse gelişsin ya da makine/insan arabirimi ne kadar karmaşıklaşırsa karmaşıklaşsın, insanlığın gidişatının, insanoğlunun kaderinin bireylerin göreceli olarak basit eylemleri tarafından belirlendiği tek güç dönemleri mutlaka olur." Bir serinin ilk kitabı ile ikinci kitabı ancak bu kadar farklı olabilirdi. Ve bu fark bana inanılmaz iyi yansıdı. Dune bir diriliş hikayesi iken Dune Mesihi bir içsel sorgulama hikayesiydi. Dirilişin ardından gelen, olması gereken bir çöküş hikayesiydi. Olması gereken diyorum çünkü sona giden başlangıç da, sonun sebepleri de çok sağlam bir şekilde işlenmişti. Bu sayede "aptal benliğe" sahip bir adama gözlerim yaşlı veda edebildim. Dune'un bir diriliş kitabı olduğunu belirtmiştim. Paul'ün doğuşu ile insanüstü özelliklerini keşfetmiştik. Ancak Dune Mesihi kitabı, ilk kitapta zihnimize kazınanları kibar bir dille "o aslında böyleydi" diyerek düzeltti. Zira Paul'ün her bir sorgusunun ardından onun insani özelliklerinden bir tanesini gördük. Bu da klişe bir kahraman(?)dan sıyrılıp biz okuyuculara muazzam sarsıntılı bir iç dünya sundu. Kitap özellikle dini fanatizmin nelere sebep verdiğini anlatan çok iyi bir hızlandırılmış tarih kitabı gibiydi. Kuşku yok ki, fanatizmlerin en beteri, en büyük sonuçları olanı hep din olmuştur. Bu kitap ile birlikte hem gerçek Paul Atreides ile tanışmış oldum hem de Dune serisinin uçsuz bucaksız bir açık dünya oyunu, bir maden olduğuna iyice ikna oldum. Her bir taşı kaldırınca altından kıymet çıktı benim için. Üzerine düşünülmüş, fikir üretilmiş bir dolu kıymet. “İnsan güçlendikçe yalnızlaşır. Sonunda gerçeklikle bağını yitirir... bu da onun sonu olur.”
Dune MesihiFrank Herbert · İthaki Yayınları · 20218,7bin okunma
Ölmekte Olan Bir Adamın Distopyası
9/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2020 02:14
"Ama siz kardeşlerim, arada sırada da olsa kulunuz Alex'i hatırlayın. Amen. Bok püsür." Kısa süre sonra öleceğini bilen bir insan, nasıl bir distopya yazar? İşte bu kitap bu sorunun cevabı niteliğinde. Zira Anthony Burgess en fazla 1 yıllık ömrünün kaldığını bilerek, aceleyle bu kitabı yazmaya koyuluyor. Burgess bir yandan ölmekle meşgul iken, bir yandan da karısının o gittikten sonra geçinebilmesi için ona bir şeyler bırakma derdinde. Ancak son bir derdi daha var; son sözlerini söylemek. Bu son sözlerin özeti ise "kokuşmuş", "bok", "püsür" oluyor. Peki nedir bu kokuşmuş bok püsür? Dünya. Evet, Burgess gezegeni terk etmeye yakın tüm kinini kusuyor koca Dünya'ya. Eğitimi eleştiriyor, ahlak kavramını sorguluyor, güvende olmayışımızı vurguluyor, dinin anlamını araştırıyor, genel toplum yapısına büyükçe bir yumruk vuruyor. Ve tüm bunları yaparken "kardeşlerim" lafını hiç mi hiç esirgemiyor. Argo üslubu öylesine bir kullanıyor ki adeta sanat yapıyor, etkileyici bir boyuta çıkartıyor. Kitabın anlattığı gibi bir nevi kobay olduğumuz bu hayatta okuyabileceğiniz en değerli, en fikir açıcı distopyalardan bir tanesi Otomatik Portakal. Hani "varoluşsal sancılar" geyiği vardır ya? Hıh, işte tam da o sancılara sürüklüyor okuyucusunu. Anthony Burgess bir süre sonra kendisine yanlış tanı konulduğunu anlıyor. Kim bilir belki de bu haberi alınca kitaptakine benzer bir aydınlanma yaşamıştır. Ya da sevinci kursağında kalmıştır. Ziyadesiyle bokun püsürün bol olduğu güzel bir kitaptı.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024113,1bin okunma