Sevginin ve Kardeşliğin Adı
Çaresizlik sevdiğinizin ellerinizin altında her gün, her saat, her dakika kayıp etmesi karşısında sessizce çığlık atmaktır.
Çaresizlik örnek aldığınız, hayatınıza etki bırakmış sevdiğinizin bir daha hayatınızda olamayacağını hissetmektir.
Çaresizlik hayatın sizi günden güne onsuzluğa kabullenemeye zorlamasıdır.
Çaresizlik sevdiğinden ayrı düşmek ve yalnız kalmaktır.
Ve en önemlisi de her şeyden çok değer verdiğiniz canınızdan can olan ağabeyini kaybetmenin ne olduğunu kalbinizin en derininden hissetmenizdir. Yüreğinizi dağlayan, çığlıklarınızın yeri göğü inletmesine rağmen ölümün soğuk yüzünün gözünüzün önünde gitmemesinin adıdır çaresizlik. Ölüm sizin için yıkım iken, sevdiğiniz için kurtuluş olduğunu bilseniz de yüreğiniz sızlamaya devam eder.
Gözyaşlarınızın içinizi parçalandığını dile getirse de siz sessiz ve durgun bakışlarla hayata gülümsemeye devam etmek zorunda kalırsınız bazen. Çünkü sevdiğinizin umudunun ve gülüşünün sönmemesi için çırpınır etrafında pervane olursunuz. Bakışlarınızla bile kıyamazsınız. Doyamadığınız insanı yitirmeye doğru giden günleri aklınızda çıkaramazsınız. Hüzün her yerdedir. Etrafınızı kuşayan karanlık sizi boğar. Daralırsınız. Her şey üzerinize üzerinize gelir. Kaçmak, uzaklara gitmek istersiniz ama yerinizde donup kalırsınız. Gidecek yeriniz yoktur. Sizi siz yapan hayatla savaşırken, siz hayata tutundurmak istediğiniz sevdiğinizden önce ölmeye başlarsınız. Kendinize ait hayalleriniz, geleceğiniz ve anınız kül olmuştur. Nasıl olmasın ki canınızdan can olan sevdiğiniz solmaya başlamıştır. O solarken sizin geleceğiniz de solmuştur…
Bütün bunları Abdulaziz Karaköse’nin “Sabır mı Edeyim Şükür mü?” kitabının uyandırdığı derin etkiyi dile getirmek istedim.
Karaköse kalemini hayatından çok değer verdiği Abisini