Karim unutulmuş bir çocuktu. Ya da bulunmuş bir çocuk. Bu ne taraftan bakıldığına bağlıydı. Ne olursa olsun, anne ve babasını hiç tanımamıştı, sonradan vermeye çalışılan eğitim de, ona köklerini hatırlatmaya çalışmamıştı hiç.
-Üniversitede hava nasıldı? Dikkatini çeken özel bir şey?
-Yoktu. Kafaları hayatla, yaşanan çağla, benimsenmesi gereken düşüncelerle ilgili klişelerle dolu, bir sürü burjuva çocuğu... Onların yanında da köylü çocukları tabii, bir de işçi çocukları. Onlar daha da idealistti. Daha da saldırgan. Her neyse, nasıl olsa hepimizin işsizlikle randevusu vardı, onun için...
Diego onu unutuyor ya da en azından, ondan kopmaya çalışıyordu. Kesin olan bir şey varsa, o da Frida'yı görmeye hiç gitmediğiydi. Madem ki kendisine hiç gereksinim duymuyordu, o zaman bu kopmayı kabullenmek gerektiğini düşünüyordu Frida; kendisinden başka kimseyi sevmediğini söyleyen ama kendisi dışında tüm kadınlarla ilgilenen bir adamı zorla tutmanın hiçbir anlamı yoktu.