Sayın bayanlar ve baylar,
Elinizdeki eser, idealleri ve doğru bildikleri adına gösterdiği direnç ile Anne Boleyn mevzusunda kellesinden olan ahlaklı ve dürüst bir adama saygı duruşuna geçmeniz gerektiğini ifade ediyor her şeyden evvel.
Ütopya sözcüğü bildiğiniz üzere Türkçeye, gerçekleştirilmesi imkânsız tasarı ve düşünce olarak geçmiş ama Yunancada ifade ettiği anlam ile olmayan yer anlamına gelmekte ve ulaşılması imkânsız bir toplumsal tasavvuru anlatmaktadır. Orwell'in tasavvurundaki 1984'ünün pozitifi bir dünya yani...
İşte More da tam bu noktada gerçekte olmayan fakat gerçekleştirilebilirlik iddiası içeren bir devlet kurgusu yaratıyor. Öyle bir devlet ki, bugün kıymetli olan her şeyin değersiz olduğu, herkesin mutlu yaşadığı bir yer. Ütopya, sözcük olarak da bu eserden sonra gerçek anlamı ile buluşuyor zaten.
Diğer baskılarda Mina Urgan'ın önsözü bulunuyor mu bilmiyorum ama İş Bankası yayınları içerisinde çıkan ve şahane bir tercümeye sahip bu eserde, 50 sayfa civarında bir önsözü var yazarın ve eser kadar değerli bir bölüm.
Okumayanlar da okursa, belki distopik hayatımızdan herkesin mutlu olduğu ütopik bir sonuç çıkartabiliriz.