Gitmek istediğim yere bir an önce ulaşmak bir sonuçtu.Yolculuktayken yaşadıklarıma değil ,sadece ulaşmam gereken noktaya odaklanırdım. Yürümediğim kadar yol yürür oldum artık.Her akşam adım sayardaki rakamları karşılaştırıp, bir sonraki yürüyüş için kendime meydan okudum. Zamanında meydan okumadıklarıma inat ben yine kendimi seçtim. Kendi kendime rakip oldum,bazen kendime düşman.Kendime haksızlık ettiğim çok oldu benim, bazen de pişman oldum. Pişmanlıklarımı yükleyip sırtıma ,vicdanların kapısında buldum kendimi. Sevgi dilendim o vicdanlardan,hep o kapanmayan yaradan bahsedip merhamet istedim. Kalbimde olanı sundum etrafıma, bazen gül bazen dikendi. Canım yandığı kadar acıttım canları. Bir seçenekti can yakmamak halbuki.Denizin ortasına demirleyen tekneden ilk atlayan ben oldum hep. Açık denizde yüzmekten korkmadım hiç.Ayağıma dokunan balıklar korkutmadı beni ,yanımdaki dost dediğim insanlar kadar. Hayattan aldığım sinyallerin bana verdiği yetkiyle ilerleyebildim kendi yolumda. Önümdeki ağaçlı yolları geriye dönüp bakmadan keyifle geçebildim o zaman. Göz alabildiğine yeşil , göz alabildiğine ormandı yollarım. O yürüdüğüm yollarda ağaçlar tuttu kollarımı, sarmaşıklar açtı yollarımı, çiçekler ışık oldu yoluma.
MEYRA