Bu mobilyalar, keşifler, bir zamanlar moda olmuş objeler, yapıtlar, kırık dökük eşyalar okyanusu, ruhunda sonu gelmemiş bir şiirin dizelerini oluşturuyordu. Şekiller, renkler, düşünceler hepsi oradaydı; ama hiçbir şey ruha bir bütünlük arz etmiyordu.