* İngiltere’de civilzation, Fransızcada civilisation olarak kullanılan uygarlık kavramı civis kökünden türemiştir. Kavramın Arapça karşılığı medeniyet olup, bu kavram medine anlamına gelen sözcükten türetilmiştir. Hem medeniyet, hem uygarlık sözcüklerinin türediği civis ve medine kökleri, kentli, şehirli, kentlilik anlamına gelmektedir. (Şenel, 2014,326).
Civilization kavramının yazılı metne ilk girişi ise 1756 yıllında iktisatçı Marquis de Mirabeau tarafından gerçekleştirilmiştir. (Braudel 2014, 32). O güne kadar bu kavram literatürde bulunmazken, sonrasında 20. Yüzyıl boyunca “Fransızlar ve İngilizler -Almanların aksine- uygarlık kavramını kültüre tercih etmişlerdir” (Güvenç 2004,122). Bu nedenle uygarlık kavramının Fransız kökenli kültürün ise Alman kökenli bir kelime olduğu düşünülmüştür (Eagleton 2011,18).
Öte yandan asıl tartışma, kavramın sıfat hali olan “uygar” kelimesinin değer yargısı taşıyan bir anlamda kullanılmasıyla birlikte başlamıştır. Özellikle 19. Yüzyıl sonrasında sosyal evrimcilerin toplumları sınıflandırırken, barbarlık aşaması sonrasında, ulaşılabilecek en üst basamağa uygar toplumları koymasıyla birlikte (Emiroğlu, Aydın 2003, 851), kavram barbarlıkla zıt anlamda kullanılmış hatta uygarlık, barbarlık aşamasından sonra gelinmesi hedeflenen nihai bir aşama olarak belirlenmiştir. Daha da önemlisi, yine aynı dönemde etnosantrik bir yaklaşımla, yalın toplumları anlamlandırmak üzere kültür kavramı kullanılırken, gelişmiş, ilerlemiş toplumları imlemek üzere uygarlık kavramının tercih edilmesi ne yazık ki, pratikte gelişmiş (neye göre kime göre?) olanların yalın olanlara müdahalesinin meşruiyet zeminini oluşturmuştur. Be nedenle aynı yüzyılda uygarlık kelimesi, toplumları gelişmişlik çizgisi üzerine sıralamada emperyalist bir görünüm kazanmıştır.