Onur Köksal

Onur Köksal
@TimeTraveller_
Muhasebe
Üniversite Lisans
İstanbul
İstanbul, 1 Eylül
64 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
* Alulim ve Alalgar, mitolojik olduğu tahmin edilen krallar listesinde Eridu’nun ilk kralları olarak yer alır (Şenel 2019(b), 44; Uhlig 2019, 21). MÖ 3000’den itibaren Samiler, Kiş şehrine sonraları Uruk, Ur, Mari, Umma, Şuruppak, ve Lagaş şehirlerine yerleşmişlerdir. (Altınay 2019, 34; Hrouda 2016, 27-28; İplikçioğlu 2013, 48-49). Sümer şehir devletleri arasında üstünlük mücadelesi yaşanmıştır. Kiş ve Uruk şehri arasındaki mücadele, Gılgamış Destanı’na konu olmuştur (Kramer 2002, 52-58). Uruk şehrinin kralı olan Lugalzagesi bütün şehirleri hâkimiyeti altına almış, “Lugal Kalama” unvanını alarak kendini tüm şehirlerin ve tanrıların hükümdarı ilan etmiştir. Kuzey Suriye’den Akdeniz’e ulaşmış; dünya imparatorluğu kurmaya çalışan ilk kişi olmuştur. Ancak dünya imparatoru unvanı, Lugalzagesi’nin hâkimiyetine MÖ 2350’de son verecek olan Akad kralı Sargon’a ait olacaktır (Altunay 2019, 42-43; Freidell 2006, 223; İplikçioğlu 2013,49).
Sayfa 90·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
* İngiltere’de civilzation, Fransızcada civilisation olarak kullanılan uygarlık kavramı civis kökünden türemiştir. Kavramın Arapça karşılığı medeniyet olup, bu kavram medine anlamına gelen sözcükten türetilmiştir. Hem medeniyet, hem uygarlık sözcüklerinin türediği civis ve medine kökleri, kentli, şehirli, kentlilik anlamına gelmektedir. (Şenel, 2014,326). Civilization kavramının yazılı metne ilk girişi ise 1756 yıllında iktisatçı Marquis de Mirabeau tarafından gerçekleştirilmiştir. (Braudel 2014, 32). O güne kadar bu kavram literatürde bulunmazken, sonrasında 20. Yüzyıl boyunca “Fransızlar ve İngilizler -Almanların aksine- uygarlık kavramını kültüre tercih etmişlerdir” (Güvenç 2004,122). Bu nedenle uygarlık kavramının Fransız kökenli kültürün ise Alman kökenli bir kelime olduğu düşünülmüştür (Eagleton 2011,18). Öte yandan asıl tartışma, kavramın sıfat hali olan “uygar” kelimesinin değer yargısı taşıyan bir anlamda kullanılmasıyla birlikte başlamıştır. Özellikle 19. Yüzyıl sonrasında sosyal evrimcilerin toplumları sınıflandırırken, barbarlık aşaması sonrasında, ulaşılabilecek en üst basamağa uygar toplumları koymasıyla birlikte (Emiroğlu, Aydın 2003, 851), kavram barbarlıkla zıt anlamda kullanılmış hatta uygarlık, barbarlık aşamasından sonra gelinmesi hedeflenen nihai bir aşama olarak belirlenmiştir. Daha da önemlisi, yine aynı dönemde etnosantrik bir yaklaşımla, yalın toplumları anlamlandırmak üzere kültür kavramı kullanılırken, gelişmiş, ilerlemiş toplumları imlemek üzere uygarlık kavramının tercih edilmesi ne yazık ki, pratikte gelişmiş (neye göre kime göre?) olanların yalın olanlara müdahalesinin meşruiyet zeminini oluşturmuştur. Be nedenle aynı yüzyılda uygarlık kelimesi, toplumları gelişmişlik çizgisi üzerine sıralamada emperyalist bir görünüm kazanmıştır.
Sayfa 48·Kitabı okudu
* Aslında var olan felsefe penceresinden bakınca, elimizde kalan sadece formlardır; biçimlerdir, çerçevelerdir; çerçevenin içini dolduran ise, akıp giden, içinde çok çeşitliliği, çok yönlülüğü barındıran hayatın kendisidir. Akış içinde olan, herhangi bir tekil kalıba sığmayan, taşan hayat, içinde insanların yer aldığı, insansal yaşama dünyası, anlamına yine insanla kavuşmaktadır. Yaşama dünyasının üzerine her zaman zihni, düşünme doğrultuları ve diliyle bir ağ geren insan her zaman bilgiye ulaşmaz; onun dünyasında bilgi olmayan da büyük bir yer tutar. Öyleyse insanı yaşama dünyasıyla ilişkisi içinde ele almak ve onu açık bir varlık olarak, olanaklar varlığı olarak görmek son derece önemlidir; zihin açıcıdır. (Betül Çotuksöken)
Sayfa 32·Kitabı okudu

Onur Köksal

, bir kitap okudu
7/10
·348 syf.·
2026 2. kitabı
Ferzan Durul
7.7/10 · 19 okunma