Timur Demir

Timur Demir
@Timur_Demir
Derdi tasası kitaplar olan biri... 𐱅𐰃𐰢𐰆𐰺
James Patterson | Kıskaç
6/10
·308 syf.·
2021 59. kitabı
Dedektif Alex Cross serisinin 13. kitabı. Yazarı dünya çapında bayağı ünlü olmasına rağmen ülkemizde popüler değil. Onun için yazarın kalemini merak ettiğim için okumak istedim. Alex Cross mesleği bıraksa da yıllar önce içeriye tıktığı bir seri katilin hapishaneden kaçması ve kendisi gibi dedektif olan sevgilisine verilen bir cinayet soruşturmasının içine çekilmesiyle mesleğe geri dönmek durumunda kalır. Alex Cross hem cinayetleri çözmek hem de sevdiklerini korumak için iki katille uğraşmak zorundadır... Kolay okunan, akıcı, sürükleyici ve tempolu bir kitaptı. 300 sayfalık da olsa 1-2 günde rahatlıkla bitirilebilecek cinsten. Kitabın edebi yönü yok, salt polisiye-gerilim. Bana fazla hızlı geldi kitap. Şöyle bir örnek vermek istiyorum; bisikletle belli bir hızla ve sakinlikle geçilecek yolu yazar arabayla son sürat geçmiş. Haliyle yol üstündeki manzalaralar, gezilecek yerler tam anlamıyla görülmez ya hani. Kitap da böyleydi. Olay örgüsü biraz daha yavaş işlense ve biraz daha detay verilse çok daha iyi olurmuş. Bu şekilde kitap okumamışım da bir aksiyon filmi izlemişim gibi oldu. Uzun lafın kısası ortalama bir kitaptı Kıskaç. Kafa dağıtmak veya klasikler arasına farklı bir tür sıkıştırmak istiyorsanız şans verebilirsiniz.
Polisiye
KıskaçJames Patterson · Mona Yayınları · 201736 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
George R. R. Martin | Karabasan
7/10
·424 syf.·
2021 57. kitabı
Bu yorumum 1000kitap'ta kitap hakkındaki ilk inceleme olacak. Belki de pek çok platformda bile ilk incelemedir kitap hakkındaki, bilemiyorum. Yazarı duyduğumuzda ilk aklımıza gelen kaleme aldığı Taht Oyunları serisi ve ondan uyarlanan Game of Thrones dizisidir ama yazarın başka kitapları da var elbette. Karabasan o kitaplarından biri. Eser 1980'lerde yazılmış olmasına rağmen yanlış bilmiyorsam dilimize yeni çevrildi. Hatta güzel bir düşünceyle, yazarın doğduğu günün (20 Eylül) haftasında raflardaki yerini aldı. Ben fantastik kitap okumayı seven biri değilim. En son 4-5 yıl önce türü fantastik olan bir kitap okumuştum, o da yanlışlıkla. Karabasan'ı hem fantastik kitaplarla aramı bir nebze olsun kapatmak hem de yazarın kalemiyle tanışmak için okumak istedim. Başta tereddütlerim vardı ama okuyup bitirdikten sonra doğru bir tercih yaptığımı anladım. Her şeyden önce fantastik türünde olsa da ayakları yere basan, bir dereceye kadar gerçeklik temeli olan bir kitaptı. Yani gerçekçi tarzda kitaplar okumayı sevip fantastik türle tanışmak isteyenler için harika bir tercih bu roman. Diğer bir şekilde ifade edersem, gerçekçi kurgulardan fantastik türe yumuşak bir şekilde geçiş diyebilirim. "Ben, Efsane"yi okuyan arkadaşlar oradaki vampir mitine yaklaşımı hatırlayacaktır. Bu kitapta da hemen hemen öyle, masalımsı değil gerçekçi bir bakış açısı var vampirlere karşı. Kitap bu yönüyle biraz bilimkurgu türüne de kayıyor diyebiliriz. Yazarın üslubu akıcı. Abartılı mekan betimlemeleri, gereksiz detaylar yok. Zaman zaman gerilimli, heyecanlı ve gizemli sahneler, olaylar olduğu için sürükleyici de. Bu özellikleriyle bir macera kitabı olduğu da söylenebilir Karabasan'ın. Bir vampir hikayesi gibi dursa da aslında iyi-kötü çatışması temelinde; barış, dostluk gibi temaları da işleyen bir
Fantastik
KarabasanGeorge R. R. Martin · Dex Yayınevi · 2021102 okunma
Puan vermedi·192 syf.·
2021 56. kitabı
Zeytindağı bir roman değil; yazarın ve yazarın arkadaşlarının anılarının derlendiği bir kitap. Osmanlı'nın son zamanlarının anlatıldığı, meşhur Enver-Talat-Cemal üçlüsünün ülkenin kaderini çizdiği dönemler. I. Dünya Savaşı sıralarında yaşananları tanığından, birinci ağızdan dinliyoruz. Yani yaşananlar da karakterler de gerçek. Falih Rıfkı, "Cemal Paşa'nın adamı" olarak birçok yerde bulunmuş, görev yapmış ve burada yaşananları aktarmaya çalışmış. Dönemin üst düzey isimleriyle vakit geçirme şansı bulmuş Atay, imparatorluğun savaş sırasında yaşadığı zorlukları, halkın sefaletini, ölüme giden askerleri allamadan pullamadan abartmadan gerçekçi bir şekilde anlatmış. Kitabın bazı olumsuz yönleri olduğunu düşünüyorum. Birincisi, aktarılan olaylar kopuk kopuk. Kronolojik bir sıra veya genel bir olay örgüsü oluşturma gibi bir derdi yok yazarın. Dağınık bir çizgide ilerliyor kitap. Bir bakmışsınız çölde geçiyor olaylar, bir bakmışsınız yazarımız Cemal Paşa ile Avrupa seyahatinde. Bir taraftan savaş öncesi zamanlardan bir olay aktarılıyor, ardından yıllar yıllar sonraki bir olay... O yüzden okumak biraz zor olabiliyor, akıcı olmaktan uzaklaşıyor kitap. Kitabın diğer olumsuz tarafı ise yayıneviyle ilgili. Kitapta sıklıkla geçen eski kelimeler için ne bir sözlük hazırlanmış ne de kelimeler dipnotlarla açıklanmış. Yayınevinin kitabı hakkıyla yayımlayamadığını düşünüyorum. Gerekli özen gösterilmemiş. Bence kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri ama okurken bir roman veya güzel şeylerden bahsedilen bir eser okuyacakmış gibi de beklentiye girmemek lazım. Çünkü acı, hüzün dolu bir hatıralar derlemesi Zeytindağı... Uzun lafın kısası kitap hakkındaki düşüncem: Tavsiye edebileceğim, ülkemiz insanının mutlaka okuması gerektiğini düşündüğüm kitaplardan olduğu yönünde.
Tarih
ZeytindağıFalih Rıfkı Atay · Pozitif Yayınları · 201814,9bin okunma