우리 같이 갈까요?
Bir kitabın mı bizi seçtiğini yoksa bizim mi onu seçtiğimizi hiçbir zaman bilemedim. Bununla birlikte , bir kitabı elinde tutmanın asla tesadüf olmadığını düşünüyorum…
Demek ki anlaşılmadığını düşünmek bizi en çok öfkelendiren şey oluyor . Çözemesek dahi karşımızdakini anlamaya çalışmak bile onun yükünün bir kısmını sırtından indirmesine yardımcı oluyor .
Belki de hakkında en çok yanılgı barındıran duygumuzdur aşk. Kaç yüzyıldır hala bunca söze gereksinim duyması nasıl açıklanabilir yoksa?
İnsanlar kediler kadar çabuk büyümezler.
Aşk, büyümeyi bilmiş insanların çocukluğudur belki de… Ancak kanatlarını büyütebilmiş insanları hak eder…
“Allah der ki, “Onsuz yaşayamam “ deme, seni onsuz da yaşatır.
Ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar,
Canından saydığın yar bile bir gün el olur , aklın şaşar.
Dostun düşmana dönüşür , düşman kalkar dost olur, öyle garip bir dünya
Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur.
“Düşmem” dersin düşersin, “Şaşmam “ dersin şaşarsın.
En garibi de budur ya “Öldüm “ der, yine de yaşarsın.”
Ama incindiğin yeri biliyorum evet ve ben sana her ne kadar incindiğin yerden incitmemeye taahhüt etsem de tecrübe etmeden güvenemezsin. Risk almaya değer buluyorsan yola çıkmalısın. Zira kervan yolda dizilir.