türküler bazen ilâhîye de dönüşebiliyor. Müşahedem odur ki türkülerimizin ciddi bir kısmı güfte itibariyle, hatta beste yönünden, ilâhîlerin muhtevasından ve mûsikîsinden farksızdır.
Zaman, güneş, ışık oyunları Sâni-i Mutlak'ın (Mutlak Ya-ratıcı) mutlak sanatının bir tecellisi olarak sadece insana lutfedilen bir imkân ve güzellik inâyetidir.
Melekler, "Nasıl yani, dünyada bütün bu sorunları çıkaracak birini mi yaratacaksın?" Derken Allah'ı sorguluyorlarmış gibi görünüyor. Gerçekten de öyle mi? Gerçi Hz Adem'den bugüne kadarki zamanda öyle görünüyor ki melekleri pek de haksız (!) çıkarmadık bozgunculuk ve biz mi? Hadi canım sen de (!) kan dökmek mi? Yok artık hiç bize göre değil (!)