İlyas Aslandağ

İlyas Aslandağ
me ji hêviyê hez dikir lê mirin evîndarê me bû Bedenler ölür, fikirler asla
Edebiyat öğretmeni
Bülent Ecevit Üniversitesi
Viranşehir
Viranşehir, 10 Nisan 1998
636 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
8/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2025 79. kitabı
Kadınlar Mektebi - Moliere /Kadın dediğin! -Kadın dediğin okumaz! -Kadın dediğin kocasına itaat eder! -Kadın dediğin gereğinden fazlasını bilmez! -Kadın dediğinin işi dikip dokumaktır! -Sakal kimdeyse bütün kuvvet ondadır! -Erkek kadına kaşlarını çatıp bak­tı mı, kadının yapacağı şey hemen başını önüne eğmek­tir! -Akıllı bir kadın, insanın başına çorap örmekte şeytan gi­bidir. Gerçek hayattan tanıdık geliyor mu? -Kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin. -Kız kısmı okumaz. -Kadın sesli gülmez. -Kadın gece dışarı çıkmaz. -Kadının etek boyu bilmem şu kadar santimetre olmalı. -Kadının yeri kocasının yanıdır. -Kadın çalışmaz. Daha saymama gerek var mı? Eminim böyle düşünceler yüzünden okutulmayan, üniversiteye gönderilmeyen, küçük yaşta evlendirilen ama okuma sevdasını yitirmeyen insanlar vardır aramızda. Benim çevremde sayıları çok fazla. Bunu üzülerek ifade ediyorum. Eser de bu düşünceye sahip bir kahraman olan Arnolphe'un evleneceği kadını kendi düşüncelerine göre yetiştirmesi ile başlıyor. Daha doğrusu yetiştirmemesi. Onu cahil bırakmaya, bilgiden, diğer insanlardan uzak tutmaya çalışması... "Tanrıya dua etmeyi, beni sevmeyi, dikip dokumayı bilsin yeter; ben bunu bilir, bunu söylerim." (s. 3) Eş mi istiyorsun kendine köle mi? Bunu sormadan edemedim. Neden böyle düşünüyor peki? Eğitimsiz kadın itaatkar olur, Kendisine muhtaç olur, Sorgulamaz, Aldatmaz... Ve şöyle bir iddiası var: "Ben bu ruhu istediğim yöne çevirebilirim."
Kadınlar MektebiMolière · İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,301 okunma
Senâ☼ isimli okura yanıt verildi
İlyas Aslandağ
Senâ☼ teşekkür ediyorum 😊
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2025 79. kitabı
Kadınlar Mektebi - Moliere /Kadın dediğin! -Kadın dediğin okumaz! -Kadın dediğin kocasına itaat eder! -Kadın dediğin gereğinden fazlasını bilmez! -Kadın dediğinin işi dikip dokumaktır! -Sakal kimdeyse bütün kuvvet ondadır! -Erkek kadına kaşlarını çatıp bak­tı mı, kadının yapacağı şey hemen başını önüne eğmek­tir! -Akıllı bir kadın, insanın başına çorap örmekte şeytan gi­bidir. Gerçek hayattan tanıdık geliyor mu? -Kadının sırtından sopayı karnından sıpayı eksik etmeyeceksin. -Kız kısmı okumaz. -Kadın sesli gülmez. -Kadın gece dışarı çıkmaz. -Kadının etek boyu bilmem şu kadar santimetre olmalı. -Kadının yeri kocasının yanıdır. -Kadın çalışmaz. Daha saymama gerek var mı? Eminim böyle düşünceler yüzünden okutulmayan, üniversiteye gönderilmeyen, küçük yaşta evlendirilen ama okuma sevdasını yitirmeyen insanlar vardır aramızda. Benim çevremde sayıları çok fazla. Bunu üzülerek ifade ediyorum. Eser de bu düşünceye sahip bir kahraman olan Arnolphe'un evleneceği kadını kendi düşüncelerine göre yetiştirmesi ile başlıyor. Daha doğrusu yetiştirmemesi. Onu cahil bırakmaya, bilgiden, diğer insanlardan uzak tutmaya çalışması... "Tanrıya dua etmeyi, beni sevmeyi, dikip dokumayı bilsin yeter; ben bunu bilir, bunu söylerim." (s. 3) Eş mi istiyorsun kendine köle mi? Bunu sormadan edemedim. Neden böyle düşünüyor peki? Eğitimsiz kadın itaatkar olur, Kendisine muhtaç olur, Sorgulamaz, Aldatmaz... Ve şöyle bir iddiası var: "Ben bu ruhu istediğim yöne çevirebilirim."
Kadınlar MektebiMolière · İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,301 okunma
Senâ☼ isimli okura yanıt verildi
İlyas Aslandağ
"Güneş elbet çabalayanlar için de doğacak." Bunu sevdim. Teşekkür ediyorum katkınız için. Kendisiyle kavgalı bir kimse, başarılı olan kimsedir :)
8/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
"Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok." demiş Oğuz Atay. Biliyoruz ki zaten insanlar hayal dünyasında hayal kırıklıklarına yer vermezler. Selim ve Turgut hayallerinde olmayan şeyleri yaşadılar. Ölmeden birkaç defa öldüler. Bu yüzden incelememe alıntılardan başladım çünkü bazı kitaplar insan hayatlarından birer alıntı, alıntıların da birer yaşam tecrübesinden doğan duygular olduğuna inanıyorum. Oğuz Atay'ın en özel ve bilindik eserlerinden biri olan Tutunamayanlar hayata tutunamayan Selim karakterinin hayatından kalan anılarını ve yaşama olan bağlılığını ama var olan, yok edemediği mutsuzluk, bekleyiş, umut havuzunu kaleme almıştır. Selim'in hayatı çatlak bardak da ki su gibiydi. Yaşasa da yaşamasa da hayatı tükendi çünkü tutunamadı hayata. Aşk, sadakat, ölüm, saygı, güven, yalnızlık, iş hayatı, hayat koşulları kısaca sanki doğumdan ölüme kadar sık elenip ince dokunan bir eser olmuş. Her karakterin, kitabı okuyan okuyucuda bir etkisi bırakılmak istercesine duygular yoğunlaştırılmış. Karakterler yazarın dediği gibi ölmeden öldürülmüş fakat hala yaşayan insanlar. Dost kelimesinin sözlükteki anlamı olabilen Turgut', Selim karakterinin hayatında önemli yeri vardı çünkü şimdilerde de eskilerde de dost kavramı bulunamayacak kadar değerli. Turgut, hayata tutunamayan arkadaşı Selim'in hayatından kopup gitmesi ile psikolojik sorunlar yaşamış hatta bir süre arkadaşının ölümüne inanmamıştır. Sevgi ne kadar büyükse bıraktığı hasar da o kadar büyük olabiliyor. Hayat doğumdan ölüme bir kitap gibidir, anılara gelince; o da o kitabı ölmeden göz önünde izlemek gibi... Turgut'un hayatından bahsedecek olursam; ilk okulda sınıfın zeki öğrencisi, itileni, kakılanı ve duygusal olanı. Kendini kitaplara veren, okumayı seven belki de hayatını bir kitapta arayan insandı.
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202475bin okunma
Vntigone isimli okura yanıt verildi
İlyas Aslandağ
Arada yazım yanlışları olabilir gözümden kaçmış, kusura bakmayın lütfen efendim :)
Her hakiki aşk, umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milad demektir. Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra" Aynı insan olarak kalmışsak Yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin En anlamlı şey "Değişmektir!". O kadar çok değişmelisin ki , sen sen olmaktan çıkmalısın...
Mihrimah isimli okura yanıt verildi
İlyas Aslandağ
:)