Akhilleus bir kere arkasını döndü, Patroklos onun kolunu yakalayıp zorla tekrar kendisine çevirdi. Bir an konuşmadan karşılıklı durdular, sonra Akhilleus ona sokulup başını Patroklos'un alnına dayadı. Uzun bir süre hareket etmeden, konuşmadan öylece kaldılar.
Gölgelere çekildim. Tanık olunamayacak kadar mahrem bir şeye denk geldiğimin farkındaydım. Akhilleus'la Patroklos'un sevgili olduğuna inananlar o zaman da vardı, sonraları da hep oldu. ilişkileri, dayanaksız tahminleri davet eden türdendi. Özellikle Agamemnon bu konuyu kurcalamadan duramıyordu, gerçi Odysseus da neredeyse onun kadar kötüydü. Belki ikisi gerçekten de sevgiliydi ya da bir dönem sevgili olmuşlardı ama o gece kumsalda gördüğüm şey cinselliğin ötesine geçiyordu hatta belki sevginin bile ötesine geçiyordu. Ne olduğunu o zaman anlayamamıştım, şimdi de anlayıp anlamadığımı bilemiyorum ama nasıl bir güç olduğunu fark etmiştim.