Sınırlarınızı korursanız, size öfkelenen kişiler ilk defa kendilerine zarar veren ''başkasını kontrol etme'' yerine kendilerini kontrol etmeyi öğreneceklerdir.
Artık sizi kontrol edemediklerinde, sizinle ilişki kurmak için başka bir yol arayacaklardır. Ancak, sizi öfkeleriyle kontrol etmeyi başardıkları sürece değişmeyeceklerdir.
Kişiyi öfkelendiren şey içinde bulunduğu durum değil, başkalarının verecekleri üzerinde hak sahibi oldukları duygusudur. Başkalarını denetlemek isterler ve sonuç olarak kendileri üzerinde denetimleri kalmaz.
Böylelikle, birisi üzerinde istedikleri denetimi kaybettiklerinde, onu ''kaybederler.''
Öfkelenirler.
Kişisel sınırlar geliştirmede bu beş aşamalı formül döngüseldir. Yani siz gerçek ihtiyaçlarla uğraşıp başarısız oldukça, başkalarının size hak vermesiyle güç kazandıkça, sonuçlardan zarar gördükçe ve yeniden eski halinize döndükçe, her seferinde daha güçlü içsel sınırlar inşa edersiniz. Hedefinize ve doğru kişilerle olan ilişkilerinize tutundukça, yaşamınızın bir parçası haline gelebilecek kendini kontrol etme duygunuzu geliştirirsiniz.
Bırakın, başarısız olun.
İnsanların sizi anladıklarını belirten yorumlarını dinleyin. Kendinize karşı sınırlar belirlemede başarısız oldukça, size bunu nazikçe anlatacak birilerine ihtiyaç duyacaksınız. Genellikle insanlar kendi başarısızlıklarının farkına varmazlar. Bazen, sınırların olmayışının önem verdiğiniz kişilerin hayatlarına ne kadar zarar verdiğini anlamayabilirsiniz. Diğer kimseler, size ayrı bir bakış açısı ve destek sağlayabilir.