Tomris Han

Tomris Han
@TomrisHan01
Ben, yabancı kaynaklı hiçbir fikri benimsemeye tenezzül etmeyecek kadar millî şuur ve gurura malik bir Türk‘üm. Siyasi, içtimai mezhebim Türkçülük‘tür.
Puan vermedi·524 syf.··
2021 98. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 23:19
Tanıtım İçerir!!! İlk kitaptaki tadı alamadım. Kitap elimde günlerce süründü, yoğun bir dönemde okumanın etkiside var tabii... Kahramanımız artık özgür. 13 yıl süren kürek mahkumluğu sona eriyor ve kendini kabul eden bir ülke buluyor. Venezuela!! Venezuela hakkında da bayağı bilgi veriyor kitapta. Burayı çok seviyor kahramanımız. Kendi ülkesi Fransa'ya sistemini sık sık belirtip, Venezuela'ya olan minnetini de aynı şekilde dile getiriyor. Burada da kendine sık sık hanım arkadaş buluyor. Nedense bu kadınlar hep kendine sırılsıklam aşık oluyor, ilk kitapta da ara sıra bu durumları belirtiyordu. Ama beyimizin bağlanma sorunu var, birlikte olduğu kadınları uyarıyor hep, ne hikmetse onlarda hep kabul ediyor bu durumu. ( artık ne kadarı doğruysa:) ) Nihayet sonra yaşıtı olan hayatının kadınını buluyor da duruluyor. Sevdiği kadının tenkinleriyle intikamından bile vazgeçiyor. ( ilk kitapta Kızılderili iki kardeşten çocuğu olmuştu,onları aramasını bekledim fakat aramadı) Türlü iş denemeleri, batışlar, çıkışlar, seneler sonra Fransa'daki aile ile irtibat, Fransa'daki cezasının zamanaşımına uğraması ve ülkeye dönüş... geçmişle hesaplaşma, kendini küreğe götüren mahkeme sürecini anlatması... yaşlılık zamanını iyi geçirmek için kitap yazmaya karar vermesi. Kendine "maceracı" diyor. Hayatı da hep bir macera olarak yaşamış. Durgun işlerin adamı değil. Kendi ile ilgili anlattıklarından çıkardığım; hayatına bakılırsa kim olsa suçlu olduğunu düşünür. (Fakat mahkemede mahkumluğa götürülen süreçte deliler yetersiz. Fransa'nın adalet sisteminin iğrençliği) Çocukken en gıcık aldığım yanı; hayvanlara zarar vermesi ve bundan büyük bir keyif alması. Annesini küçük yaşta kaybettiği için okulda anneleri olan çocuklarla sürekli kavgaya tutuşuyor ve onların annelerine dahil büyük hakaretler
BankoHenri Charrière · E yayınları · 1973769 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Tomris Han

, bir kitap okudu
Puan vermedi·524 syf.··
14 günde okudu
·
2021 98. kitabı
Henri Charrière
8/10 · 769 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2021 96. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 19:01
Tanıtım İçerir!! Kitabın konusu ilgimi çekmişti, farklı tarzda bir kitap okumak için aldım. Kitabın adı "Tarlakuşu" ama Tarlakuşu ile ilgili kitapta o kadar az şey var ki, daha çok olay babası ve kasabadaki insanlar etrafında dönüyor. Kitapdaki tabire göre; Tarlakuşu çirkin ve evde kalmış. Tanıtımda da bu konu üzerinden gidiyor ama dediğim gibi bu konu yeterince işlenmemiş. Kitabın başında Tarlakuşu akrabaları'nın yanına taşraya gidiyor, ortalarında ailesine yazdığı mektup ve kitabın sonunda geri dönüşü ve Tarlakuşu'nun duyguları. Bu kadar Tarlakuşu!! Tarlakuşu'nun gitmesi ile aile boşluğa düşüyor, sudan çıkmış balığa dönüyor, zira yıllardan beri her şeyleri Tarlakuşu'na göre ayarlanmış... Lokantada yedikleri yemekte eski tanışlara rastlarlar ve böylelikle bir haftalık bir süreçte sosyalleşirler. Tarlakuşu dışarıda yemek yemeyi sevmez; sağlıksız bulur, tiyatroyu sevmez; ortamdaki havadan dolayı midesi bulanır. Bu yüzden ailede kendini yıllardır eve kapatmışlardır. Belkide Tarlakuşu hislerinden dolayı insanlardan uzak duruyor. Aile eğlendirirken bile Tarlakuşu'na karşı vicdan azabı duyar, döndüğünde neler yaptıklarını ondan saklarlar... Tarlakuşu da akrabaları'nın yanında eğlenmiş izlenimini verir, halbuki o da orada kendini yalnız hissetmiştir... Gereksiz diyaloglar ve uzun betimlemeler vardı. Bu da sıktı açıkçası. Kitabın çoğunluğu babanın ve çevresindekilerin etrafında döndü. Tarlakuşu 'nun duygularını daha iyi işlemesini beklerdim...
TarlakuşuDezso Kősztolányi · Nebula Kitap · 2019404 okunma