Milan Kundera'dan okuduğum ilk kitap. Kitapta ilgimi çeken şey; arka planda Rusya'nın Çekoslovakya'yı işgalini anlatmasıydı. Ülkesi işgale uğrayan Çek yazar bunu dile getirerek bir aydın olarak toplumsal vazifesini yerine getirmiş. Komünizm vahşetini dile getiren çok az yazar var. Ne yazık ki bizim ülkemizde bile bunu dile getiren o kadar az yazar var ki onlarda ya okunmuyor ya da kitaplarının baskısı yok. Allaha şükür ki Kızıl Rusya Türkiyeye komünizm'i yerleştiremedi. Bunun için ne yazık ki çok kan aktı, çok acılar çekildi ama Türk yurdu esir olmadı. Maalesef diger Türk yurtlarındaki soydaşlarımız komünizm işgali ile çok acılar çekti...
Kitaptaki karakterler ve olaylar felsefik açıdan anlatılmış. Normalde felsefe kitapları sevmem, sıkar beni, ama bu kitapta sıkılmadım. Yazar çok derine inmeden sıkmadan anlatmış.
Kitapdaki karakterler çoğu insana ters gelecek karakterler, bana da öyle... yazar karakterlerin derinine inerek davranışlarının nedenini anlatıyor. Kabul edip etmemek okura kalmış.
Kitaptaki bazı müstehcen yazılar ve davranışlar rahatsız etse de okunması gereken kitaplardan.
Yazarın bir sonraki okumak istediğim kitabı; " Gülüşün ve Unutuşun Kitabı"