Asıl mesele insanların bağımlı olduğu bu sistemlerle kuralların hayatın özüne uzaklığı değil, tanımladıkları hayatın kısıtlı, dar, aceleci olmasıydı. Küçüktü bu hayat, hem garantici hem tekdüzeydi, kalabalıklardan, binalardan ibaretti.
Toplumun birliğiyle bütünlüğü de yollara, yapılara, arada bir mutabakat sağlanan eften püften davranış kurallarına bakıp da düştüğümüz bir yanılsamaydı.
T. Yanılmıyordu. Gün gibi açıktı bu; hepsi bekleyip duruyordu, son günlerine uykuya dalacakları son geceye kadar. Ellerinde beklemekten başka bir şey kalmamış, hep ona sığınmışlardı. Işıl ışıl diyarlara dönmeyi, eve gitmeyi bekliyorlardı.